in

Psikoterapist ve Öğretmen

Yardımcı sınıflarda geri zekalı çocukları yoksul ailelerin çocuklarıyla bir arada görürüz hep. Zeki öğrencilerin okuduğu sınıfları ise varlıklı ailelerin çocukları doldurur. Bunun da nedenini anlamak kolaydır.
Yoksul ailelerin evlerinde çocuklar gereği gibi okul yaşamına hazırlanamaz. Bu evlerde anneler ve babalar pek çok sorunla boğuşup dururlar. Çocukları için fazla zaman ayıramazlar. Beri taraftan kendi eğitim düzeyleri de belki çocuklarına gereği gibi yardım edecek gibi değildir.
İyi bir öğretmen çocukların okula hazırlanmışlarındaki boşlukları nasıl dolduracağını bilir. Okulda kendilerinden daha iyi hazırlanmış çocuklarla bir sınıfta okutulmaları söz konusu çocuklara çok şey kazandıracaktır. Yardımcı sınıflarda okutulmaları durumunda normal sınıflarda okuyanlar onlara yukarıdan bakar. Bu da yardımcı sınıflarda okuyan çocukların cesaretini yitirip, kişisel üstünlük peşinde koşmalarını büyük ölçüde kamçılar.
Karma okullardaki eğitim kızlar ve oğlanların birbirlerini tanıyıp uyum sağlamaları sağlar. Karşı cinsiyet mensuplarıyla iş birliği içinde çalışmaya alıştırır.
Karma eğitim kendisine özgü sorunlar çıkarır karşımıza. Örneğin kızların gelişiminin 16 yaşına kadar oğlanlarınkinden daha hızlı bir seyir izlemesidir. Bunu bilmeyen oğlanlar özgüvenlerini korumada zorlanırlar, kızların kendilerini geri bırakıp öne geçtiklerini görerek yılgınlığa kapılırlar. İlerideki yaşamlarında karşı cinsle rekabetten korkarlar çünkü daha önceki yenilgilerini bir türlü unutamazlar.
Karma eğitim sorunlarıyla nasıl baş edileceğini bilen öğretmen çalışmalarında pek çok başarı sağlayabilir.
Okullarda cinsellik eğitimi karmaşık bir sorundur. Sınıf cinsellik eğitimi için uygun yer değildir. Bütün sınıfı düşünerek konuşan öğretmen, sınıftaki her çocuğun kendisini anlayıp anlamadığını saptaması olanaksızdır.
Tek başına öğretmene giden ve ona sorular yönelten bir çocuğa elbette öğretmen doğruyu söyleyecek, kendisine yöneltilen sorulara açık seçik cevaplar verecektir.
Psikoterapist, bir çocuğu haftada bir ya da iki kez görür. Haydi diyelim her gün görsün. Çocuk üzerindeki çevreden, aileden ve aile dışından kaynaklanan etkiler konusunda bilgi sahibidir ama okulda işlerin nasıl yürüdüğünü gerçek anlamda bildiği söylenemez.
Çocuğun beslenmesine özen gösterebilmesi ya da tiroid bezinin tedavi edilmesine ilişkin bir not yazıp bırakır. Belki öğretmene öğrencilerle ilgili tavsiyelerde bulunur. Öğretmen ise bu tavsiyelerin amacını anlamaz ve eğitim hatalarından kaçınma konusunda deneyim sahibi değildir. Çocukların bizzat karakterini anlamadığı sürece elinden başarılı bir iş çıkacağı yoktur.
Öğretmen, psikoterapistin bildiği her şeyi bilmelidir ki, bir çocuğun sorunları üzerinde enine boyuna konuşulduktan sonra bağımsız olarak bir yardım gerekmeksizin davranabilsin. Beklenmedik bir sorunla karşılaştı mı o anda tıpkı terapist gibi ne yapacağına kendisi karar verebilsin.
Aile yaşamlarında bocalamış çocuklar okula gelmekte, okuldaki bütün derslere ve uyarılara karşın durumları bir türlü düzelmemektedir. Dolayısıyla öğretmenlerin çocukların okul çağındaki gelişimlerini anlayıp buna katkıda bulunacak şekilde yetiştirilmesi gerekmektedir.
Alfred Adler’in kitaplarını almanızı ve okumanızı öneririm.
ARTUN TALAY

Yazar viralspor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Endri Çekici Ankaragücü’nde

İşte Artısıyla Eksisiyle Endri Çekici