“Ligden düştü” denilen Gençlerbirliği, Kasımpaşa’yı 3-2 yenerek umudunu son haftaya taşıdı.
Alkaralar için kâbus gibi bir maç başlangıç oldu.
Henüz 28. saniyede defans hatası ile yenilen golün şoku atlatılmamıştı ki 9. dakikada rakip penaltı kazandı, 11. dakikada kullanılan penaltıyla Kasımpaşa 2 farklı öne geçti.
Hiçbir Gençlerbirliklinin maç öncesi beklemediği bir senaryoydu, bu maç başlangıcı.
Öncelikle Gençlerbirliği’nin dün Eryaman Stadı’na gelen her bir taraftarını tek tek alınlarından öpmek gerekir.
En ufak tepki göstermediler takımlarına, aksine daha da içten desteklediler.
Bir tebrik de teknik direktör Metin Diyadin’e.
Maçı öyle yaşadı ki…
Saha kenarındaki enerjisini sahadaki her futbolcuya aktarmayı başardı.
Kimi zaman 20 metre saha içindeydi, kimi zaman hakemle rakip kulübeyle boğuştu.
Koşu mesafesi teknik direktörler için de tutulsa, sahadaki birçok futbolcuyu geride bırakırdı Metin Hoca.
Taraftarın bir saniye bile desteğini çekmemesi, Metin Diyadin’in saha kenarında verdiği enerji ile daha ilk yarı bitmeden skor 2-2’ye geldi.
İkinci yarı VAR kararıyla verilen penaltı, Gençlerbirliği’ne 3 puanı getirdi.
Maç sonu sanki ligde kalınmış gibi bir coşku vardı statta.
Bana göre bu galibiyet yüzde 100 düştü gözüyle bakılan Gençlerbirliği’nin umutlarını sadece son haftaya taşımasını sağladı.
4 takım tehlike hattında.
Tecrübelerime dayanarak iddia ederim ki hala ligde kalma şansı en düşük takım Gençlerbirliği.
Haftaya 4 maç oynanacak.
İkisi İstanbul takımları arasında.
Biri haftayı şampiyonluk kutlamaları ile antrenman bile yapmadan geçirecek Galatasaray.
Diğeri şampiyonluğu kaçırmanın moral bozukluğu ile iç çatışmaların tavan yapacağı Fenerbahçe.
İstanbul takımları şehir dışına deplasman yapmayı pek sevmezler.
Bir tarafta evinden çıkıp komşu semtte maç yapmak varken, Ankara ayazında deplasman yapmayı istemezler.
Bu yüzden İstanbul takımlarının son hafta maçlarına şüpheyle bakıyorum.
Kocaelispor taraftarı ise Antalyaspor ile dostluk türküleri söylemekle meşgul.
Zaten lige haftalar önce havlu atmış Kocaelispor’dan da bir beklentin olmamalı.
Sosyal medyaya bakıyorsun, sadece ilk yarıdaki maçtan dolayı Trabzonluların nefret söylemlerini görüyorsun.
Birçok Trabzonlu, bu sezon şampiyonluk yarışından düşmelerini ilk yarıdaki Gençlerbirliği yenilgisine bağlıyor.
İntikam söylemleri içinde Gençlerbirliği’ni bekliyor.
Trabzonspor kupada tur atlarsa lig maçına asılmaz söylemleri var.
Metin Diyadin hoca, maç sonu basın toplantısında o maç ile ilgili ipuçlarını verdi zaten.
“Rotasyon yapacak kadro bile elimde yok” dedi.
Bunun anlamı bence İstanbul’da Galatasaray’ı eleyen kadrodan bile sürpriz bir kadroyla o maça çıkılacağı.
Tur atlamak Trabzonspor’u keser mi?
Taraftarını kesmeyeceğinden adım gibi eminim ama Fatih Tekke hocayı kesebilir.
Lig bitiminde Konyaspor ile Kupa Finali oynanacak, hoca tamamen o maça odaklanacaktır.
Doğal olarak da Gençlerbirliği maçına rotasyonlu kadroyla çıkacaktır.
Trabzonspor’un rotasyonlu kadrosu bile Gençlerbirliği için ciddi tehdittir.
Eğer ki maçın tansiyonu o güne kadar düşürülmezse.
Sevgili Gençlerbirlikliler.
Bakın 2 sezon önce Ankaragücü de bir Trabzonspor son maçıyla ligden düştü.
Ankaragücü ile Trabzonspor kardeş takımdı.
Trabzonspor rotasyonlu kadrosuyla Ankaragücü’nü 4-2 yendi düşürdü, kardeş takım demedi.
Ankaragücü o travmayla bugün 2. Ligde.
Halbuki maç öncesi o kadar rahattık ki.
O gün Trabzon’daydık, Trabzonspor’un taraftar yasağı vardı, tüm kent Ankaragücü’nün kazanmasını istiyordu.
Buna rağmen olmadı.
Ankaragücü’nün düştüğü hataya düşmeyin.
Rehavet yok, maçın tansiyonunu olabildiğince düşürün.
Evladınız Metin Diyadin’e ve onunla farklı bir kimliğe bürünen oyuncularına güvenin.
Gençlerbirliği, Metin Diyadin ile ligde oynadığı her maçta gol attı.
Maç başı gol ortalaması 2’ye yakın.
Metin Diyadin’siz 10 maçta Gençlerbirliği’nin attığı gol sadece 2.
Trabzonspor maçında da mutlaka ihtiyaç olan gol atılacaktır.
Yeter ki Trabzon’da olacak binlerce taraftarla birlikte çok iyi defans yapabilsin bu takım.
Hani gerilim filmlerinin bir klasik repliği vardır ya!
“Katiller mutlaka olay yerine döner” diye.
Dün maç sonu Gençlerbirliği soyunma odasına girenleri görünce nedense aklıma ilk o replik geldi.
Trabzonspor’a 4 gol atmış, maç başı 2 gol ortalaması tutturmuş Metin Diyadin’in “sportif başarısızlık” gerekçesiyle kovulduğu kararda imzası olanlar, soyunma odasının baş aktörü oluverdiler birden.
Galibiyet pozunda Metin Diyadin’den başka herkes vardı.
Gençlerbirliği bu kadar hatanın yapıldığı bir sezonu ligde kalarak, kupada yarı final oynayarak kapatırsa çok çok büyük başarı.
Bu başarının sahibi soyunma odasındaki katiller (!) değil, vefakâr taraftar ve evlatlar olacaktır.
Dün maça Gençlerbirliği’ni desteklemenin dışında Emre Belözoğlu ile hesaplaşmak için gitmiştim.
2 sezon önce “Ankaragücü’nü düşüreceksin” diye yazdığımda, basın toplantısında racon kesmiş, “Sana cevabımı Trabzonspor maçından sonra vereceğim” demişti.
Trabzonspor maçından sonra, taraftarın takım otobüsünü beklediği haberini alınca taksiyle Samsun’a kaçmış, oradan İstanbul’a gitmişti.
Kırmızı kart nedeniyle basın toplantısına katılamadı Emre Belözoğlu.
Elbet bir gün bir maç sonrası karşılaşacağız.
O cevabı bana öyle ya da böyle vereceksin Sayın Emre Belözoğlu.
METİNER ERDEM





1 Yorum
Gençlerbirliği kesinlikle kupaya asılmalı zayıflık göstermemeli… Gecekondu grubunun kardeş takımına güvenmemeli.