Ankaragücü’nün de yer aldığı TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta sezonun başlamasına bir aydan kısa zaman kaldı.
Gözümüz, kulağımız bir yandan Ankaragücü’nde, diğer yandan da olası rakiplerde.
Sadece Ankaragücü kadrosu üzerinden şampiyonluk yarışını yorumlamak doğru olmaz.
Rakiplerin nasıl kadrolar kurduğunu, ne kadar değiştiğini ve lige hangi avantajlarla, hangi dezavatajlarla başlayacağını da doğru okumak gerekir.
Transfer döneminin ilk bölümünde 24 Erzincanspor, 1461 Trabzon FK, 52 Orduspor FK ve Fethiyespor önemli bir hareketlilik gösterdi.
24 Erzincanspor, savunmadan hücuma kadar takımın omurgasını yenilemeye yöneldi.
Mert Çetin ve Sakıb Aytaç savunmaya, Oğuz Kağan Güçtekin, Mert Çölgeçen ve Bekir Can Kara orta sahaya, Atabey Çiçek ise hücum hattına eklenen dikkat çekici isimler oldu.
Kâğıt üzerinde tecrübesi yüksek, bu ligin sertliğini kaldırabilecek ve doğrudan zirveyi hedefleyen bir kadro kurdular.
1461 Trabzon FK da transfer döneminin hızlı takımlarından biri oldu.
Celal Bozkurt, Alperen Kuyubaşı, Ahmet Eren, Zahit Çınar, Eren Tokat ve Türker Dırdıroğlu gibi isimlerle hemen her bölgeye müdahale ettiler.
Savunma hattını yenilerken kanatlara ve hücum bölgesine de alternatifler eklediler.
52 Orduspor FK ise Ahmet Kesim, Burak Kavlak, Mehmet Kurt, Alim Harlak, Erkan Eyibil, Mücahit Can Akçay ve İbrahim Yılmaz gibi bu seviyeyi bilen oyuncularla geniş bir kadro oluşturmaya çalıştı.
Fethiyespor da Eren Erdoğan, Deniz Erdoğan, İsmail Erdoğan, Fatih Kurucuk, Enes Şahin, Muhammed Akarslan ve Eray Karataş hamleleriyle özellikle savunma, kanat ve hücum hattını güçlendirdi.
Zirve hesabında unutulmaması gereken bir başka takım da Kütahyaspor’dur.
Mavi-lacivertliler bir yandan Boğaçhan Kazmaz, Aykut Çift, Mustafa Çeçenoğlu ve Berkan Ünal gibi isimlerle mevcut yapıyı korurken diğer yandan Berk Yıldız, Halil İbrahim Sönmez, Fatih Somuncu, Çınar Tarhan, Onur İnan ve Abdurrahman Canlı gibi transferlerle kadrosunu yeniden şekillendirdi.
Geçen sezondan taşıdığı yarışma alışkanlığını yeni oyuncuların kalitesiyle birleştirmeyi hedefleyen Kütahyaspor da şampiyonluk yarışının ciddi adaylarından biri olacaktır.
Adana 01 FK ve Sakaryaspor’u da dikkatle takip etmek gerekiyor.
Ankaragücü yasaktan dolayı transfer yapamazken, sayıca oldukça çok olan rakipler bol bol futbolcu alıyor, futbolcu gönderiyor.
Yapılan transferlerin her biri rakiplerin hedefini gösteriyor.
Ancak çok transfer yapmak, sezonun ilk gününden itibaren iyi takım olmak anlamına gelmiyor.
Bu kulüplerin önemli bölümü yalnızca kadrosunu güçlendirmedi, aynı zamanda kadrosunu ciddi ölçüde değiştirdi.
Yeni teknik yapı, yeni oyuncular, yeni roller ve yeni bir oyun düzeni doğal olarak uyum sürecini beraberinde getirecek.
Ankaragücü’nün en büyük avantajlarından biri tam da burada ortaya çıkıyor.
Sarı-lacivertliler lige birbirini tanıyan, birlikte oynama alışkanlığı bulunan ve önemli ölçüde oturmuş bir kadroyla başlayacak.
Bir başka büyük avantaj ise fikstür.
Ankaragücü ilk hafta Ankara Demirspor’u ağırlayacak.
İkinci hafta Bingölspor deplasmanına çıkacak, üçüncü hafta Serikspor ile Ankara’da karşılaşacak, dördüncü hafta Karacabey Belediyespor’a konuk olacak ve beşinci hafta İnegölspor’u ağırlayacak.
Bu beş rakibin de sezon başındaki genel görüntüsü, onları şampiyonluğun başlıca adaylarından çok orta sıra ile alt sıralar arasındaki mücadelenin içinde gösteriyor.
Elbette futbolda hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz.
Hele 2. Lig’de mücadele gücü, saha şartları ve deplasman atmosferi, kâğıt üzerindeki kalite farkını kolayca kapatabilir.
Ama hedefi şampiyonluk olan Ankaragücü için bu fikstür yine de çok önemli bir fırsattır.
Bu takım ilk beş haftayı kayıpsız geçmek zorundadır.
Beş maçın sonunda alınacak 15 puan yalnızca puan tablosuna yazılmaz.
O 15 puan, takımın özgüvenine, tribünlerin heyecanına, deplasman organizasyonlarına, kombine satışlarına ve kulübün şehirde oluşturacağı havaya da yazılır.
Ankaragücü taraftarı başarı ihtimalini gördüğü anda takımının arkasında çok daha güçlü biçimde durur.
Beş haftada beş galibiyet alan bir Ankaragücü’nün iç saha maçlarını boş tribünlere oynaması mümkün değildir.
Bay geçilecek altıncı haftanın ardından fikstürün seviyesi yükselecek.
Yedinci haftada Fethiyespor deplasmanı, sekizinci haftada Ankara’da 1461 Trabzon FK maçı ve dokuzuncu haftada Adana 01 FK deplasmanı oynanacak.
Üst sıraları hedefleyen bu takımlarla yapılacak karşılaşmalara Ankaragücü 15 puanın verdiği güven ve liderlik iddiasıyla çıkarsa bütün atmosfer değişir.
1461 Trabzon FK karşılaşması dolu tribünlerde oynanır.
Fethiye ve Adana deplasmanlarına giden taraftar sayısı artar.
Rakipler sahaya yalnızca Ankaragücü’nün oyuncu kalitesini değil, arkasındaki büyük camiayı da düşünerek çıkar.
Bu nedenle ilk beş hafta sıradan bir başlangıç periyodu değildir.
İlk beş hafta, Ankaragücü’nün sezonun geri kalanında nasıl bir hikâye yazacağının temelidir.
Geçen yazımda 2. Lig’de sponsor desteği bulmanın zor olduğunu yazmıştım.
Aynı gün MKE ve Balkar sponsorlukları açıklandı.
Aslında MKE, Balkar ve Türk Telekom isimleri daha önce paylaşılan takım otobüsü görselinde görülmüş, böylece iş birliklerinin işareti verilmişti.
Yine de Başkan İlhami Alparslan bizi adeta anında tekzip etmiş oldu.
Böyle tekzipler insanı üzmez, aksine sevindirir.
Keşke Ankaragücü konusunda dile getirdiğimiz bütün kaygılar, kulüpten gelen olumlu haberlerle bu kadar hızlı boşa çıksa.
MKE’nin forma göğsünde yer alması, kulübün tarihsel kimliği açısından başlı başına anlamlıdır.
Geçen sezon Başakşehir’in sponsorları arasında bulunan Balkar’ın Ankaragücü’ne sırt sponsoru olması da hem ekonomik destek hem marka güveni bakımından değerlidir.
Türk Telekom gibi güçlü bir markanın kulübün yanında görünmesi, Ankaragücü’nün 2. Lig’de olmasına rağmen ticari değerini koruduğunu gösterir.
Kığılı’nın giyim sponsoru olması ise prestij açısından ayrıca önemlidir.
Tan Taşçı’nın Beştepe Tesisleri’ni ziyaret etmesi, yeni sezon formasını giymesi ve takıma moral vermesi de kulübün şehirle ve kamuoyuyla bağını güçlendiren güzel bir adımdır.
Uzun süredir ihtiyaç duyulan resmî internet sitesi güncellemesi de iletişim tarafında doğru yönde atılmış bir başka adımdır.
Ankaragücü’ndeki futbolcu kalitesine inanıyor, güveniyorum.
Beni en çok üzen sosyal medyada mevcut kadroyu küçümseyen yorumlar.
Bazı yorumlara bakınca Ankaragücü’nün 2. Lig’de değil de Süper Lig’de şampiyonluk yarışına gireceğini sanırsınız.
Mahmut Tekdemir gibi üst düzey lig tecrübesine sahip bir oyuncu, Osman Çelik ve Özgür Aktaş gibi savunma deneyimi bulunan isimler, İsmail Çokçalış ve Halil İbrahim Pehlivan gibi bekler, Yusuf Emre Gültekin gibi orta saha oyuncuları bu ligin ölçülerinde değersiz gösterilemez.
Bu tecrübeli yapının yanında Enes Tepecik, Atakan Güner, Mesut Emre Kesik, Fatih Arhan, Berke Yıldırım, Ahmet Selim Alkan ve Arda Doğan gibi kendini göstermek isteyen genç oyuncular bulunuyor.
Bu gençlerin enerjisi ile tecrübeli oyuncuların saha bilgisi doğru bir oyun planında birleşirse ortaya 2. Lig seviyesinin üzerinde bir takım çıkabilir.
Ankaragücü’nün kadrosuna gruptaki birçok takımın yöneticisi ve teknik adamı imrenerek bakarken, kendi içimizden yapılan ölçüsüz küçümsemeleri anlamak gerçekten zor.
Bu grupta iki ya da üç takım dışında hangi kulübün elinde bu kadar fazla üst lig tecrübesi, gençlik potansiyeli ve birlikte oynama alışkanlığı var?
Kadro elbette kusursuz değildir.
Eksik bölgeler, performansı merak edilen oyuncular ve sezon içinde ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar mutlaka olacaktır.
Ancak eleştiri başka, eldeki oyuncuları ait olmadıkları bir seviyenin ölçüleriyle değersizleştirmek başkadır.
Ankaragücü’nün bugün ihtiyacı, gerçeklerden kopuk övgü de sürekli karamsarlık da değildir.
İhtiyaç olan şey, bu ligin şartlarını doğru okuyarak takımın güçlü yanlarını öne çıkarmaktır.
Rakiplerin önemli bölümü yepyeni kadrolarla uyum ararken Ankaragücü oturmuş kadrosu ve önünü açan fikstürüyle sezona başlayacak.
İlk beş maçta alınacak 15 puan, yalnızca iyi bir başlangıç değil, camiayı yeniden ayağa kaldıracak büyük bir çağrı olacaktır.
Fikstür Ankaragücü’ne kapıyı açtı.
Şimdi o kapıdan kararlı biçimde geçmek futbolculara, teknik heyete ve camiaya düşüyor.
Bu akşam saat 21.00’de Viralspor YouTube kanalında sezonun ilk yayınını yapacağız.
Ankaragücü ve Gençlerbirliği’ni ve yeniden yapılan 19 Mayıs Stadı’nı konuşacağımız yayında görüşmek üzere.
METİNER ERDEM




