Süper Lig’in 2. haftasında Gençlerbirliği zorlu Göztepe deplasmanına çıktı. İlk hafta gelen sansasyonel Fenerbahçe galibiyeti sonrası Gençlerbirliği’nin bu hafta ne yapacağı merak konusuydu. Bu zorlu deplasmandan çıkartılan 3 puan hem yarışta güzel bir yerden başlatan ve moralleri tavana çeken bir etki yaptı.
Maçın dengeli bir şekilde başladığını söyleyebiliriz. İlk yarıda ev sahibi ekibin ataklarını görsek de genel olarak kısır bir maç geçtiğini söyleyebiliriz. Yeni transferlerden Tiago’yu ilk 11’de görünce nasıl performans göstereceğini merak etmiştim. İlk maç olarak değerlendirmek gerekirse uçup kaçmadı bana kalırsa ama mevkisini daha iyi dolduracaktır diye tahmin ediyorum sonraki haftalar için. İlk yarıda Gençlerbirliği’nde özellikle beğendiğim oyuncu Diabate oldu. Sahanın her yerindeydi, savunma kademesine yardım ettiğini de gördük hücuma katıldığını da. Müthiş hareketli ve istekliydi. Bu formunu uzun sürece yayabilir ve gelişimini ön planda tutarsa elit bir box-to-box diye tabir edilen oyunun iki yönünü de başarıyla oynayan orta saha oyuncusuna evrilecektir. Büyük takımlar bu scouting işini gerçekten biliyorlar, Türkiye’de geçen sezon küme düşme mücadelesi veren takımın son haftalarında şans bulan oyuncuyu takip edip erkenden yatırım yapmaları muazzam bir katma değer. Böyle 10 tane denemeden 1 tanesi bile tutsa çok önemli bir değer yaratmış olurlar. Bu noktada Gençlerbirliği yönetimini de tebrik etmek lazım, doğru yaptıkları zaman da söylemek görevimiz. Oyuncuyu 5 milyon euroya satıp bu sezon takımda tutmak önemli bir stratejik doğru.
İkinci yarı itibariyle ev sahibi ara ara öne geçmek için ataklar bulmaya başladı. Kalesinde pozisyonlar görse de genel olarak ligin ilk iki maçında Başkent ekibinin dengeli bir savunma yaptığını düşünüyorum. Savunmanın dengesiz yakalandığı bir anda gelen penaltı kararı belki de ev sahibi için maçı çözecekti. Ama bu seferde sahneye maçın yıldızlarından İrfan Can’ın çıkması ve ardından gelen pozisyonda Tongya’nın golü ile ibre terse dönmeye başladı. Kalan dakikalarda ev sahibi gol için bastırsa da Gençlerbirliği hata yapmadı ve çok önemli 3 puanı hanesine yazdırarak ligin ikinci haftası itibariyle liderlik koltuğuna oturdu.
Bu iki haftalık fikstüre baktığımız zaman, geçen sezon düşmemeye oynayan takımın kadrosuna yakın bir kadroyla Fenerbahçe ve deplasmanda Göztepe maçlarından 6 puan çıkartmak nereden bakarsanız bakın büyük bir iş. Metin Diyadin’i tebrik etmek gerekiyor, takımı derleyip topluyor ve takıma belli bir ruh katıyor. Bu yönetimin, Metin Hoca ne istiyorsa yapması lazım. Yapılan transferlerin de genel olarak pozitif ve doğru profiller olduğunu düşünüyorum. Bir de son günlerde şöyle fizikli, ileride top tutabilecek ve baskı yapabilecek bir santrafor bulunabilirse eksiğin tamamlanacağını düşünüyorum. Haftaya oynanacak Erzurumspor maçında çıkacak olası bir galibiyet, takıma zorlu maçlar öncesi özgüven aşılayıp moralleri iyice yukarı çekecektir. Pozitif havanın devamı için gelecek haftaki maç kritik. Transferlerin de takıma monte edilmesiyle daha alternatifli bir kadro ile mücadele edecek takımın ilk iki hafta kötü giden Erzurum karşısında galibiyeti çıkartıp liderliği devam ettirmesi gerekiyor.
SEÇKİNCE




