Ankaragücü, evinde oynadığı ve 2-0 öne geçtiği karşılaşmada 1461 Trabzon FK ile 2-2 berabere kaldı.
Maç öncesi tahminler karşılaşmanın hiç de kolay geçmeyeceği yönündeydi.
Nitekim, Eryaman Stadyumu’nda temposu, mücadelesi, gerilimi yüksek bir oyuna tanıklık ettik.
Ankaragücü, 1461 Trabzon FK’ya istenen, beklenen, daha önceleri de örneklerini sergilediği gibi baskılı ve agresif başladı…
Başkent temsilcisi kelimenin tam anlamıyla bu dakikalardaki organize ve istekli futboluyla, rakibine oyununu kabul ettirdi.
Oyunun hemen başında da golü buldu. 4. dakikada Atakan Güner’in son çizgiden kale alanına gönderdiği topu, Mervan Yusuf Yiğit sakatlanmayı göze alarak arka direkte ağlarla buluşturdu.
Ancak, bu oyunun devamı gelmedi.
Orta sahada kaptırılan her top Ankaragücü kalesinde tehlike oldu.
Açıkçası Ankaragücü savunması bu maçta daha önce tanık olmadığımız kadar çok rakibe pozisyon verdi.
Topun kontrolünün Ankaragücü’nde kalması düşüncesi, yan pas, geriye paslar takımın oyununu aşağıya çekti.
Ne yazık ki, Ankaragücü’nde sorun istikrar…
Kısa vadede, maç içindeki inişli çıkışlı dalgalanmalar, maç maç baktığımızda da bu istikrarsızlık kendini gösteriyor.
Oyun temposunun 90 dakikaya yayılamaması ciddi sorun.
Bir hafta bakıyorsunuz bu ligin standartlarının çok üzerinde bir oyun performansı sergiliyor, bir hafta bakıyorsunuz takım dökülüyor…
Tamam…
Her maç aynı standart performans mümkün olamaz.
Ama en azından birbirine yakın oyunlar olur.
Gerçi benim gibi düşünmeyenler de var…
Ankaragücü’nün yenildiği, puan kaybettiği maçlarda bile 3 puanı hak ettiği iddiasında olanlar var.
Zaten herkesin aynı şekilde düşünmesi de beklenemez.
Ankaragücü’nde sürekli ilk 11’de yer bulan deneyimli oyunculardan Mahmut Tekdemir, Miraç Şimşek sakatlıkları ve Mesut Emre Kesik de kart cezalısı olması nedeniyle karşılaşmada forma giyemedi.
Başkent ekibinin orta sahada kaptırdığı her top rakip için ölümcül pozisyon oldu.
Savunma arkasına atılan toplarda, daha ilk yarıda en az 3 pozisyonda çok net gollük pozisyon verildi.
Keşke, asıl görevleri savunma olan Özgür Aktaş ile Diogo Aleksis Özçakmak artık takıma dönebilse.
Osman Çelik orta sahada görev yapsa…
Ama ne yazık ki, istekler olmuyor…
Sonuçta dönüp dolaşıp yine eldeki oyunculardan alternatif yaratmya geliyoruz.
Oyunun ikinci yarısına Ankaragücü yine agresif başladı…
İlk golün hazırlayıcısı Atakan Güner, ikinci golde de tabiri caizse Mervan Yusuf Yiğit’e ”Al da at” dedi. Atakan Güner orta sahada kaptığı topla, 1461 Trabzon FK ceza alanı girdi. Kaleci Melih Ataş ile karşı karşıya kaldığı anda topu arkadan gelen bomboş pozisyondaki Mervan Yusuf Yiğit’in önüne attı. Mervan Yusuf Yiğit de meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
Oyunun yine devamı gelmedi ve…
Yukarda istikrardan bahsettim ya…
Ankaragücü’nün oyundaki saman alevi misali yükselişi golleri getiriyor, devamı olmayınca sonuç kaçınılmaz oluyor.
Golden sonra 1461 Trabzon FK yeniden ataklar geliştirmeye başladı… 69.dakikada Görkem Cihan mükemmel bir refleksle topu çıkardı. 70. dakikada ise İshak Çakmak’ın kornerden kale alanı içine gönderdiği topu Enes Karakuş kafa vuruşuyla ağlara gönderdi.
Bu dakikalarda konuk ekip inanılmaz bir baskı kurdu.
Görkem Cihan performansıyla takımını ayakta tutmaya çalışan oyuncu oldu.
81.dakikada Enes Karakuş bir kez daha sahneye çıktı ve skorda dengeyi sağladı.
Maç da 2-2 beraberlikle tamamlandı.
Ben futbolda vefa duygusunun bazı gerçeklerin önüne geçmesini kabul etmeyenlerdenim.
Sektörde milyonlar, milyarlar havada uçuşuyor…
Ancak, işini iyi yapamayan yerini daha iyi yapmaya adaylara bırakmalı…
Bu futbolcu olur, teknik direktör olur, yönetici olur.
Gerçekleri konuşmakta yarar var…
Olayları kanıksamak, beraberinde başarısızlığı getirir…
Bu cepheden bakıldığında Ankaragücü’nün ligde kalması başarı olarak görülür.
ORHAN KARADAĞ




