Fenerbahçe’de teknik direktörlük görevine getirilen Emre Belözoğlu imza töreninde yaptığı açıklamada, ”Ankaragücü ne yazık ki tarihinde hiç yaşamadığı kadar büyük bir skandalla, ne yazık ki hakemle alakalı malum durum yaşandıktan sonra, kulüp büyük bir sıkıntı yaşadı maddi ve manevi olarak.” dedi.
Ankaragücü’nü son dakikaya kadar bırakmadığını belirten Emre Belözoğlu, şunları söyledi:
”Yarım kalan hikaye, herkesin fazla dilinde. Bizim için Fenerbahçe bir hikaye olmadı. Hayatın tamamen gerçeği oldu. Ben Fenerbahçe’yi çok sahiplendim. Benim için zor karardı Fenerbahçe’ye gelmek, 27 yaşımdaydım, Aziz Başkan bana inandırdı. Ben Fenerbahçe’de olduğum için şeref duydum. Hangi görev uygun görüldüyse elimden geldiğince onu yaptım.
Ben Başakşehir ile teknik direktör olarak bir kere 4’üncü, bir kere 5’inci oldum. Başakşehir yönetiminin beni gönderdiği hafta 3. senemde 3. haftaydı. 1 sene önce Konferans Ligi’nde son 16 play-off oynamıştım, Türkiye Kupası finali yapmıştım, ligi 5’inci bitirmiştim.
İnsanlar bunları karıştırabiliyor.
Antalyaspor’a gittim, Ankaragücü’ne gittim.
Ankaragücü ne yazık ki tarihinde hiç yaşamadığı bir skandalla ligin 12 maç kaybetmemiş Ankaragücü ile biz girdik. Ne yazık ki hakemle ilgili herkesin bildiği malum durum yaşandıktan sonra bence kulüp çok büyük bir sıkıntı yaşadı. Hem maddi hem manevi elimden geldiğince son dakikaya kadar Ankaragücü’nü bırakmadım. Bunları hatırlatmak için söylemiyorum.
İletişimciler geçmişe gitme diyor ama hepsi bir tecrübe oldu.
Antalyaspor’a devre arasında gittim. 11-12 ay maaş almamış oyuncularla 5 hafta kala ligde kaldık. Ben kendi kurduğum takımla 6. hafta 10 puanla girdiğimde Antalyaspor taraftarı mutlu değildi, ben bıraktım.
Kasımpaşa geçen sene bana teklif yaptığında ben Avrupa’dan bir takımla anlaşmıştım. Fakat, Kasımpaşa’yı değerlendirmek istedim. Ligde tuttuk, bu sene böyle bir başlangıç yaptım. Sizin baktığınız taraf ile benim baktığım taraf birleşmeyebilir. Şu an zirveye geldim. Geçmişimi bıraktım. Bugün yepyeni bir sayfayla Fenerbahçe’nin menfaatleri için mücadele etmeye, taraftarın beklediği oyunu oynatmaya geldim.”




