Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    viralspor
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • ANASAYFA
    • FUTBOL
    • BASKETBOL
    • VOLEYBOL
    • KİŞİSEL
    • YAZARLAR
    • TÜM SPORLAR
    • VİRALSPOR YOUTUBE
    viralspor
    Anasayfa » Blog » Ankaragücü, Arsenal Olabilir miydi?
    Futbol

    Ankaragücü, Arsenal Olabilir miydi?

    viralspor xviralspor x20 Mart 2026
    Facebook Twitter WhatsApp

    Bir haftadır Londra’dayım.

    Uzun zaman önce yapılmış bir aile gezisi planlaması.

    Eşim ve çocuklar kültür sanat ziyaretleri planlarken benim aklımda sadece Arsenal’in bir maçını izlemek vardı.

    Üstüne de Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki Liverpool maçı bizim ziyarete denk gelince hayatımın en keyifli gezisi oldu diyebilirim.

    İngiltere Schengen bölgesinde olmadığından bir türlü gelme fırsatı bulamamış, Premier Lig’de maç seyredememiştim.

    Ankaragücü’nün eski başkanı Faruk Koca ise aksine sık sık İngiltere ziyareti yapardı.

    Uçak fobisi olduğundan Ankara’dan Londra’ya karayoluyla gidip dönerdi.

    Bu ziyaretlerden birinde Arsenal’i yakından takip etmiş, gözüne de kestirmiş olmalı ki en iddialı vaadini “Ankaragücü, Arsenal olacak” diye yapmıştı.

    Arsenal ile Ankaragücü’nün gelirlerini karşılaştırmış, “Söylediklerimi ütopik buluyor olabilirsiniz ama neden Arsenal gibi olmayalım” demişti.

    Sonuçta ne oldu?

    Alınan hatalı kararlar, yanlış insanlarla yol yürümenin bedeli olarak Arsenal olmak bir yana, TFF 2. Lig’de 2,5 milyar TL borçla yeniden köy kasaba yollarına düştü 116 yıllık kulüp.

    Yine de “Arsenal olmak hayali” aklımızın bir köşesinde kaldı, Londra’ya gelir gelmez Arsenal’in 62 bin kapasiteli Emirates Stadyumu’nun yolunu tuttum.

    Arsenal-Everton maçının başlamasına 40 dakika vardı, stadın her kapısının önünde uzun kuyruklar göze çarpıyordu.

    Yarım saat içinde o kuyruktakilerin hepsi insanca koşullarda basit aramalarla stada girdi.

    Statta atmosfer müthişti, daha 15 dakika geçmişti ki kafamdaki sorunun cevabı netleşti.

    Ankaragücü, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor…

    Türkiye’de hiçbir takım bırakın bugünü, önümüzdeki yüzyılda Arsenal olamaz.

    Burada futbol ayrı bir kültür, tribünlerin sahaya etkisi inanılmaz fazla.

    Oynanan futbol ise Türkiye standartları için hayal gibi.

    Her dakika, her saniye iliklerine kadar futbolu yaşıyorsun.

    Ankaragücü ayrı bir sevda ama İngiltere’de maç seyretmedikçe kimse ben futbol maçı izledim demesin.

    Sonrasında Liverpool-Galatasaray maçı için 5,5 saatlik otobüs yolculuğu yaptık.

    Anfield Road da Emirates Stadyumu gibi 62 bin kişilik.

    Türk taraftara yasak olsa da en az 2-3 bin Türk stattaydı.

    İngiltere’de karaborsa legal.

    Zaten kombineler babadan oğula geçen en önemli miras gibi.

    Kombine almak için 10 yıl sıra bekleyenler var.

    Çok az bilet satışa çıkıyor, resmi olarak satılan biletlerden alamadıysan tek çaren legal karaborsa siteleri.

    VİRALSPOR yazarı Seçkince ile birlikte Anfield Road’a gittik, o maça akredite değildi, 150 Paund’a (9 bin TL) Polonyalı birinden bilet buldu, maça girdi.

    En az 100-200  kişinin biletleri Türk oldukları anlaşıldığından patlasa da statta dediğim gibi 2-3 bin Türk vardı.

    Stat bölgesine 2 saat öncesinden gittim, dışarıda ne tezahürat ne de başka bir aksiyon vardı.

    Stadın her tarafında canlı müzikle taraftar motive edilmeye çalışılıyordu.

    Herkes Store’da çılgınca alışveriş yapıyor.

    Anfield Road’un ününü duymuştum, bu yüzden stat dışındaki hareketsizlik şaşırttı.

    Dışarısı başka ama stadın içi bambaşka.

    Son yarım saate kadar tribünler bomboş.

    Herkes stat içindeki kafelerde bira içip, yemek yiyerek maçı bekliyor.

    Maça beş on dakika kala tribünlere geliyor.

    Sonrasında o muhteşem gösteri başlıyor.

    Basın tribünü tribünlerle iç içe olduğundan ambiyansı bire bir yaşama imkanım oldu.

    2-3 bin Galatasaraylı dışındaki 60 bine yakın taraftar hep beraber o meşhur “You will never walk alone (Asla yalnız yürümeyeceksin) marşını öyle bir içten okudular ki tüylerim diken diken oldu.

    Emirates ya da başka bir stat, hiçbirisi Anfield Road’ın yerini tutamaz.

    İstanbul takımları kendi statları için “cehennem” sıfatını kullanırlar ya!

    Bence asıl cehennem Anfield Road.

    Nitekim son 3 yılın Türkiye Şampiyonu, o taraftar karşısında en ufak varlık gösteremedi.

    Maçı siz de izlemişsinizdir.

    Galatasaray’ın Liverpool’a farklı yenilmesinin en büyük sebebi maalesef Türk hakemleri.

    İlk yarım saat Galatasaraylı oyuncular en ufak temas olmadan kendilerini yere attı, hakem Victor Osimhen’in pozisyonu dışında hiçbirisine faul çalmadı.

    İlk golde Roland Sallai, öyle saçma bir şekilde kendini yere bıraktı ki onun tutması gereken Dominik Szoboszlai bomboş pozisyonda golü attı.

    Türkiye’de hakemler bu pozisyonların hepsine faul çaldıklarından istedikleri gibi artistik gösteri yapabiliyorlar.

    Tabi Şampiyonlar Ligi seviyesindeki hakemler yemiyor, komik duruma düşüyorlar.

    Liverpool taraftarı sadece tribünde değil, store’da da takımına büyük destek veriyor.

    Stada gelen her taraftar mutlaka Store’da alışveriş yapıyor.

    İçeriye insanlar sırayla alınıyor, kapanış saati geldi dakikalarca “boşaltın” anonsu yapıldı, insanlar store’dan neredeyse zorla çıkartıldı.

    “Ankaragücü Arsenal olacak” demekle olmuyormuş bu iş onu öğrendim.

    Tezahürat nasıl yapılır, sahaya, hakeme nasıl etki edilir dersini verdi Liverpool taraftarı.

    Ben Ankaragücü yönetiminin yerine olsam her tribün grubundan bir iki kişiyi, İngiliz tribün kültürünü öğrenmeleri için Liverpool’un maçlarına gönderirim.

    Bir haftalık Londra, Liverpool ziyareti sırasında yeni dostluklar da kurduk.

    Birçok Ankaragüçlü yaşıyor Londra’da.

    Çok sayıda davet geldi, bunlardan biri de 20 yıl önce Ankara’dan gelip Londra’ya yerleşen Murat Erdoğdu’ydu.

    Adres göndermişti, baktım otele çok yakın ziyaretine gittim.

    Metin Usta ile birlikte köfte dükkânı işletiyor.

    Ankaragücü ile aynı yaşlarda olan Türkiye’nin en eski işletmelerinden Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nin 12 yıl iletişim danışmanlığını yaptım.

    O yüzden köfte denilince gurme sayılırım.

    Köftede önemli olan etin kalitesinin yanı sıra pişirme yönetimidir.

    Mühürlerken etin suyunu köftenin içine hapsedebiliyorsan işini iyi yapıyorsun demektir.

    Ben hayatımda Köfteci Metin lezzetinde köfte yemedim.

    Londra’ya yolunuz düşerse mutlaka uğrayın.

    Harringay’da “Köfteci Metin”.

    İşin özü “Hayaller Arsenal, gerçekler Sincan Belediyesi Ankaraspor”.

    Bayram sonrası Ankaragücü kader maçında Başkent derbisi oynayacak.

    Lütfen ama lütfen herkes hafta içi oynanacak bu maça gelsin.

    Puan kaybı halinde Ankaragücü’nün play off şansı çok azalır.

    Hep destek tam destek.

    Başka Ankaragücü yok.

    Herkese hayırlı bayramlar…

    METİNER ERDEM

    Previous ArticleTürkiye, 2027-28 Sezonunda Avrupa Kupalarına Kaç Takımla Katılacak?
    Next Article Sekou Koita’nın Cezası Açıklandı
    viralspor x
    • Website

    Related Posts

    Ankaragücü’nün Rakibinin Futbolcusuna 3 Maç Ceza

    20 Mart 2026

    Sekou Koita’nın Cezası Açıklandı

    20 Mart 2026

    Türkiye, 2027-28 Sezonunda Avrupa Kupalarına Kaç Takımla Katılacak?

    20 Mart 2026

    Samsunspor Kazandı Ama Yetmedi

    20 Mart 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Ankaragücü’nün Rakibinin Futbolcusuna 3 Maç Ceza

    20 Mart 2026

    Sekou Koita’nın Cezası Açıklandı

    20 Mart 2026

    Ankaragücü, Arsenal Olabilir miydi?

    20 Mart 2026

    Türkiye, 2027-28 Sezonunda Avrupa Kupalarına Kaç Takımla Katılacak?

    20 Mart 2026

    Samsunspor Kazandı Ama Yetmedi

    20 Mart 2026
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • HAKKIMIZDA
    • KÜNYE
    • İLETİŞİM
    © 2026 viralspor

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.