Ankaragücü, deplasmanda Karacabey Belediyespor’u ikinci yarıdaki muhteşem oyunu ile 2-0 yendi.
Gollerin ikisini de Mervan Yusuf Yiğit attı, iki golün asisti de son haftalarda yedek kulübesine hapsedilen Atakan Güner’den geldi.
Enes Tepecik’in sakatlığı nedeniyle olmadığı bir maçta ofansif aksiyonlar nasıl olacaktı, merakla izledik.
İlk yarıda tatsız tuzsuz bir maç vardı.
Ankaragücü de Karacabey de kazanmak için en ufak bir gayret göstermedi.
Maçın 31. dakikasında Doğanay Kılıç’ın Mahmut Tekdemir’e yaptığı faulden sonra ikinci sıradan kırmızı kart görmesi bile bu anlayışı değiştirmedi.
İki takımın da uzatmalarla birlikte 48 dakika oynanan ilk yarıda kaleye isabet eden tek bir şutları dahi olmadı.
Batman Petrolspor maçındaki saldıran, rakibi ısıran Ankaragücü gitmiş, “Karacabey’den bir puan alırsak iyidir” anlayışındaki bir takım gelmiş.
Sahadaki futbolcuda ruh, kenardaki teknik direktörde bu ruhu ortaya çıkaracak bir çaba yoktu.
İlk yarı bittiğinde Ankaragücü’nün 10 kişi kalmış rakibe karşı ikinci yarıda üstünlük sağlayacağına inanan o kadar az kişi vardı ki…
Açıkça ifade edeyim ben de inanmayanlardan biriydim.
Çünkü Ankaragücü, sezon boyunca ne yaptıysa genellikle ilk yarılarda yapmıştı.
Aylardır maçların 60 ya da en fazla 70’inci dakikalarından sonra takımın fiziksel olarak da düştüğü herkesin malumu.
Keyifsiz şekilde ikinci 45 dakika için TV’nin başına geçtiğimde şaşırdım kaldım.
Hakemin düdüğü ile birlikte boğa gibi saldıran bir Ankaragücü vardı sahada.
Rakibi kendi sahasında hapsediyordu Ankaragüçlü oyuncular.
Bu futbolu sadece ilk yarıdaki Şanlıurfaspor maçında görmüştüm.
Koltuğa yayıldım, aylar sonra ilk kez kazanma inancım tavan yapmış şekilde maçı izlemeyi sürdürdüm.
Nitekim son 4-5 haftanın yıldızı Mervan Yusuf Yiğit’in iki golüyle Ankaragücü çok rahat bir galibiyet aldı.
Hoca el freni olmasa, bıraksa yine 4-5 olacak maçtı.
Kim iyi oynadı, kim kötü oynadı diye kimse sormasın.
İlk yarı takım halinde kötüydüler, ikinci yarı da takım halinde muhteşemdiler.
Devre arasında bu takıma bir dokunuş olduğu çok açık.
Kim dokundu bütün mesele orada.
Yoksa Ankaragücü Recep Karatepe ile 22 maç oynadı, devre arasından kırmızı görmüş boğa gibi döndüğü bir maç hatırlamıyorum.
Maçları genellikle ilk yarıdaki oyunuyla ya kazanan ya da kaybeden bir Ankaragücü vardı.
Bu sezon 11 galibiyet aldı bu takım; bu maç öncesi ikinci yarıda atılan gollerle kazanılan bir Şanlıurfaspor maçını, yine bir Karacabey maçını, bir de İnegölspor maçını hatırlıyorum.
Sadece Şanlıurfaspor maçı mükemmel oyunla kazanıldı, ilk yarıdaki Karacabey ile İnegölspor maçları ise kötü oyun ve şansın yardımıyla.
Günün sonunda anlatmak istediğim, bu takıma devre arasında dokunanın Teknik Direktör Recep Karatepe olma ihtimali çok zayıf.
Dokunsa diğer maçlarda da görürdük.
Geriye bir ihtimal kalıyor Başkan İlhami Alparslan.
Futbolculara 1500 ABD Doları galibiyet primi ödenecek.
Bu prim maç öncesi değil de devre arasında açıklandıysa, ikinci yarıdaki değişim bir nebze anlaşılır olur.
Bu ligde birçok takım 5-10 bin TL galibiyet primi için oynarken Ankaragücü İlhami Alparslan’ın başkan olmasıyla bu lig için inanılmaz primler dağıtmaya başladı.
Batman maçının galibiyet primi 2500 ABD Dolarıydı, kazanamadılar, beraberliğe dahi 1000 ABD Doları prim verildiği söylendi.
Primler şahane olunca oyunlar da şahane oluyor.
Kulübün sosyal medya hesabından Başkan İlhami Alparslan’ın maç sonu soyunma odasına giriş görüntüleri paylaşıldı.
Futbolcuyla o kadar samimi bir ilişkisi var ki…
Bazen bu kadarı da fazla diyorum ama her yiğidin yoğurt yiyişi farklı oluyor.
Çok uzatmayayım, eğer devre arası dokunuş kulübün maç sonları yayınladığı PR videolarında olduğu gibi Recep Karatepe’den geldiyse sözleşmesini 5 yıl daha uzatın.
Yok, o dokunuş Başkandan geldi, futbolcular sadece başkan ya da prim için oynuyorsa uzattığınız sözleşmeyi bir kez daha düşünün.
Bu takım Altınordu (2), Karaman, Muğla, Ankaraspor, Beykoz, Adana 01 maçlarında dünkü dokunuş olmadığından tam 16 puan kaybetti.
Bırakın “sezon başında küme düşmekten korkuluyordu, şimdi play off konuşuluyor” safsatalarıyla hoca güzellemesi yapmayı.
Bu kadro ligin en değerli üç kadrosundan biridir.
Bu kadro Mustafa Kaplan’dan sonra bu ligi bilen ya da futbolcuya dünkü gibi dokunan bir hocayla anlaşsaydı, şu anda direkt şampiyonluk mücadelesi veriyor olurdu.
Yine de son 2 haftadaki dokunuşlar gelecek adına umut verici.
Demek ki istenirse Ankaragücü Kulübü’nün gerçek gücünü ortaya çıkarmak mümkün.
Ankaragücü çok büyük hatalar yapılmazsa play off oynayacaktır.
Ankaragücü’nün play off’taki rakibi önce kendisidir.
İnegölspor, Adana 01 FK, İskenderunspor bu takıma rakip falan olamaz.
Olacaksa Erkan Sözeri gibi tecrübeli bir hocayla anlaşan Elazığspor, Ankaragücü’nün rakibi olabilir.
Bu akşam VİRALSPOR’da yine dolu dolu bir program sizi bekliyor olacak.
Öğrenebilirsem o dokunuşu yapanı sizlerle paylaşacağım.
Yayında görüşmek üzere…
METİNER ERDEM




