VİRALSPOR-ÖZEL Ankaragücü, 115 yıllık tarihiyle Başkent’in en önemli markası.
Bakmayın bugün 2. Lig’de olduğuna.
Nasıl altın çamura düştü diye değer kaybetmezse, Ankaragücü’nün de 2. Lig’de olması değerini bir gram düşürmez.
Komşusu Süper Lig’de olsa da gündem hep Ankaragücü’dür.
Herkesin dilinde onun bitmek tükenmek bilmeyen kaosları vardır.
Ankaragücü, bu gücünü tarihinden alır.
Kurtuluş Savaşı’nda aktif rol almış, şehitler, gaziler vermiş, futbolcuları Cumhuriyet’in ilanında Ankara Kalesi’nden top atışı yapmış bir takım, bir ruh Ankaragücü.
Ruhunda hep isyan vardır, kimseye boyun eğmez.
Bu yüzden de tarihi hep inişli çıkışlı günlerle geçmiştir.
Anadolu’nun en çok küme düşen, çıkan takımlarının başında gelir.
İstikrarsızlık onun kimyasıdır.
Sadece bir başkanın dönemi hariç…
Bugün 8 Aralık 2025.
Ankaragücü’nün kader çizgisini değiştiren efsane başkanı Cemal Aydın’ın ölümünün 4’üncü yılı.
Cemal Aydın 1996’da ekonomik zorlukların, yönetim çatışmalarının ve altyapı sorunlarının boğduğu kulübü devraldığında Ankaragücü titrek bir çizgide yürüyordu.
O’nun 12 yıllık döneminde Ankaragücü kesintisiz Süper Lig’de kaldı.
Bu, kulüp tarihinin en uzun istikrar çizgilerinden biridir.
En önemlisi de bu istikrar, büyük bütçelerle değil, doğru hamlelerle ve doğru karakterlerle kurulmuş bir takım ruhuyla sağlandı.
Hataları yok muydu?
Elbette vardı.
Bugün Cemal Aydın’ı Anmak Neden Önemli?
Çünkü o, Ankaragücü’nün yalnızca başkanı değildi; kulübün varlığını, değerini, kimliğini savunan bir figürdü.
Ankaragücü’nün Ankara’nın ruhundaki yerini bilen, o ruhu siyasete, federasyona ve sahaya taşıyan bir liderdi.
Cemal Aydın’ın en yakınındaki kişilerden, Ankaragücü tribünlerinin sevilen ismi Abdullah Karaata, bakın nasıl anlatıyor o günleri ve Cemal Aydın’ı:
“Cemal Aydın bu kulübü sadece yönetmedi, omuzladı. Parası yokken cebinden verdi, derman kalmamışken inadından verdi. Biz ağlarken de gülerken de yanımızdaydı.
O dönemleri yaşayanlar bilir
Trabzon’u 0–2’den 4–2 yaptığımız gece stat sallanmıştı.
İnönü’de Beşiktaş’a üç attığımız gün İstanbul bizi konuşmuştu.
Kim unutur, 2003–2004’te Fenerbahçe’yi 1–0 devirip şampiyonluk yarışından ettiğimiz akşamı?
Galatasaray yıllarca Ankara’dan çıkamadıysa, bu takımın yüreği vardı…
O yüreği diri tutan da bizim başkandı.
Şimdi biz ona “rahmetle” derken bile sesimiz titriyor.
Çünkü bir koltuk boşaldı ama binlerce yürek doldu ondan kalanlarla.
Ankaragücü’nün en zor zamanlarında çekip gitmeyen bir adamdı o.
Bizim için Cemal Aydın sadece bir başkan değildi.
O varsa Ankaragücü güçlüydü.”




