Ankaragücü son yılların en kötü oyunu ile Elazığspor’a deplasmanda 5-0 yenildi.
Sonuç tam bir hezimet.
Maçla ilgili çok fazla şey yazmak istemiyorum.
Sahaya çıkan 11 yanlıştı, sahadaki diziliş yanlıştı, maç başlar başlamaz geriye yaslanıp rakibi bekleme taktiği yanlıştı.
Erken değişiklikle “acaba maç çevrilebilir mi” diye bekledik.
Düzelmek bir yana tam tersi daha da kötüye gitti.
Çok eleştirilen kaleci Görkem Cihan’ın kurtarışları olmasa 9’a 10’a gidecek maçtı.
Ankaragücü’ne gönül verenleri üzen, hezimetten çok sahadaki oyuncuların hezimet karşısında vurdumduymazlığı, teknik direktörün etkisizliğiydi.
Elazığspor, Ankaragücü’nü Eryaman’da da 4-1 yenmişti.
O maçta hiç değilse ilk 30 dakika Ankaragücü’nün baskısı, sonra kontra ataktan yenilen gol sonrası dağılan bir takım vardı.
Henüz yeni kurulmuş olan takım mağlubiyete tepki gösteriyor ancak, bu tepki yeni hatalara neden oluyordu.
O gün o mağlubiyeti gerekçe göstererek teknik direktörü görevden alanlar, ilginçtir ki dün maç biter bitmez sosyal medyadan “yol kazası” paylaşımları yapmaya başladı.
5-0’lık Elazığspor yenilgisi asla ama asla yol kazası değildir.
TFF 2. Lig Beyaz Grup “alttakiler-üsttekiler” diye ayrılacak şekilde ikiye ayrılmış durumda.
Ankaragücü’nün de aralarında yer aldığı üstteki, çok değil 5-6 takım, alttakileri çok rahat yenecek güçte.
Hele son sıralarda yer alan 5-6 takım var ki bölgesel amatör lig seviyesinde.
Ankaragücü fikstür gereği son maçlarını bu takımlarla oynadı ve seri galibiyetler aldı.
Önceki haftaki rakip Erzincanspor futbolu bırakmış oyuncuları çağırıp kadrosuna dahil etti.
Bu maçlardaki sonuçlar referans alınıp maalesef teknik direktör performansı aşırı abartıldı.
Teknik direktör de bu maçları referans alıp kadro seçimlerinde ciddi hatalar yaptı.
Sonuç, Elazığspor hezimeti oldu.
Yine de altını kalın şekilde çiziyorum teknik direktör ne kadar hata yaparsa yapsın Ankaragücü Elazığspor’dan 5 yiyecek bir takım değil.
Ankaragücü yetenekli gençleri ile tecrübeli ayakların harmanlandığı, TFF 2. Lig için oldukça iyi bir kadroya sahiptir.
Bu kadro başta Şanlıurfaspor maçı olmak üzere birçok maçta rüştünü ispat etmiştir.
O futbolu oynayan bir takımın dünkü görüntüsü normal değildir.
Dünkü oyun ve sonuç ancak futbol dışı terimlerle anlatılabilir.
Ben ahde vefaya önem veren biriyim.
Kongreden sonra eski Başkan Nuri Muhammet Yaman’ı aradım, vedalaştık.
Aleyhinde çok yazı yazsam da her zaman medyaya karşı oldukça saygılı bir başkandı.
Neden olmadığının ayrıntılarını anlattı, bu arada futbolcularla ilgili bir ithamı vardı ki kulaklarıma inanamadım.
“Başkanım manşetlik bilgi veriyorsun ama ben Ankaragücü’nün iyiliği için bunları kullanmayacağım” dedim.
Nuri Muhammet Yaman’ın o gün söylediği ile maalesef dünkü oyun örtüşüyor.
Yazmayacağım dedim ama şimdi taşları yerlerine koyduğumda yazmamanın, konuşmamanın Ankaragücü’ne zarar vereceğini düşünmeye başladım.
Bunları konuşmak, yazmak için biraz daha araştırmam gerekiyor.
Belki pazartesi günkü yayında sizlerle paylaşırım.
Bir kez daha söyleyeyim.
Elazığspor hezimeti yol kazası değildir, hemen önlem alınmazsa Ankaragücü’nü çok gerilere götürecek, kadroyu dağıtabilecek ciddi bir sorun var.
İlhami Alparslan başkanın neşteri anında vurması gerekir.
Sevgili Başkana da abi tavsiyesi.
Ankaragücü’nde başkanlık makamına oturmak artık zor değil.
Cebinde para olmasa da Onursal Başkan Mehmet Yiğiner’i yanına alan ertesi gün başkan oluyor.
3-5 ay sonra da kongreye gidiyor.
Önemli olan başkanlık değil, camiaya liderlik yapmaktır.
Başkan değilken bile o liderliği yaptınız.
Ama başkan olduğunuzda çok büyük değişim gördüm sizde.
Hayırlı olsun ne diyeyim.
Pazartesi yayında görüşmek üzere.
METİNER ERDEM




