Süper Lig 23. haftasında Gençlerbirliği, Eyüpspor’a konuk oldu.
Çalkantılı günler geçiren kulüpte bu maçın sakatlardan dolayı ve yeni hoca ile bir başlangıç maçı olması nedeniyle zor olacağını ama gelecek bir galibiyetin sıkıntılı havayı dağıtacağını yazmıştım.
Ne yazık ki istenilen senaryo bugün sahaya yansıtılamadı. Bir de üstüne savunmanın lider oyuncusu niteliğindeki Goutas da sakatlar kervanına katıldı.
Maç hakkında konuşulacak çok da fazla bir şey bulamıyorum.
Maç öncesi mücadele seviyesi yüksek bir maç seyredeceğimizi düşünüyorduk fakat iki takımın da pek top oynamaya niyeti yok gibiydi, özellikle Gençlerbirliği’nin.
Levent Şahin’den çok da bir dokunuş göremedik, ama bu dar kadrodaki sakatları da düşününce çok eleştiremiyorum.
İlk yarıda Göktan’ın direkten dönen şutu dışında organize bir Gençlerbirliği atağı hatırlamakta zorlanıyorum.
Bugün özellikle Metehan ve her ne kadar mücadele gücü göstermeye çalışsa da Göktan çok fazla top ezdiler, olabilecek birkaç atağı da bu şekilde kestiler. Bunun dışında Niang da kötüydü, Koita’yı fazlasıyla arattı. Rakip stoperleri hiç zorlayabilecek bir hüviyette değil, ileride top da tutamıyor. Nitekim hoca da bunu görmüş olacak ki, ikinci yarının başlarında gole ihtiyaç varken onu oyundan aldı ve forvetsiz düzene döndü. Niang oyundan çıktıktan sonra, kısa bir süre daha kompakt bir hücum anlayışı görsek de saman alevi gibi çabuk söndü hücum arayışları.
Bu arada kaleci Velho’yu tebrik etmek gerekiyor. Gerçekten iyi yer tutan ve pozisyonların içinde kalan bir kaleci. Bugün net pozisyonlar çıkardı.
Tam artık “Maç berabere biter, bu kadar kötü oyuna 1 puan iyidir” derken Velho’nun bu çabalarını boşa çıkaran gol geldi.
Rezalet bir yenilgi, yapacak fazla bir yorum yok.
Yine birebir rakiplerden birine mağlubiyet ve ikili averajı verme işi, diyecek bir şey yok.
Biraz da geçen haftadan konuşmak istiyorum.
Fenerbahçe maçı dahil sadece 2 mağlubiyet alan Metin Diyadin’in sportif sebeplerle görevine son verilmesi şaşırtıcı bir hamle oldu.
Prim meselelerinin ayrılığa yol açtığı konuşuluyor, ama tabi işin iç yüzünü bilemiyoruz tam olarak. Yönetimin aldığı bu kararın, pozitif bir havada giden takımın istikrarının altına dinamiti döşediğini düşünüyorum.
Ligin kritik zamanlarının başlama arefesinde böyle bir karar pişmiş aşa su katmak olur ve bunun ilk emaresi de bugünkü maçtır.
Gençlerbirliği bu sene seçim yapma ve teknik direktör değiştirme konusunda rekor kırmaya çalışıyor sanırım diye yazmıştım.
Gençlerbirliği ne yazık ki 4-5 haftada bir teknik direktör değiştiren TFF 1. Lig takımları gibi yönetiliyor.
Gençlerbirliği artık Süper Lig’de mücadele ediyor ve artık bu mentaliteyle yönetilmeli.
Levent Şahin umarım başarılı olur ve sakatların iyileşmesi ile birlikte takım istikrarı sağlanır.
Sağlanmazsa kümede kalma yolunda zor günler kapıda bekler ve tartışmasız yönetime yazar bu durum.
SEÇKİNCE




