Ligin boyunun kısalmaya başladığı bu günlerde Gençlerbirliği zorlu Alanya deplasmanına konuk oldu. Geçen hafta Levent Şahin’in görevine son verip, oyuncuların isteği üzerine takımın başına yeniden Volkan Demirel’i getiren Başkent ekibi için bu deplasmanda galibiyet beklentisinin çok gerçekçi olmayacağı herkesin malumuydu.
Oyuncularda Volkan Demirel’in gelmesi sonrası pozitif bir hava hissedilse de Gençlerbirliği bu maçta pek fazla varlık gösteremedi ve 1 puanı yine Velho’nun iyi performansı ile kurtarabildi. Velho’yu gerçekten kutlamak gerekiyor, formayı aldığı günden bu yana önemli performanslarla kalitesini ortaya koydu ve çoğu maçta puan getiren kurtarışlara imza attı.
Ne yazık ki hücum oyuncuları için aynı şeyleri söylemek çok mümkün gözükmüyor. Özellikle Oğulcan’ın sakatlığı sonrası hücum hattı ahengi önemli bir seviyede bozuldu.
Merkezden güzel geçişler ile kaleye inen, kanatlarını sağlı-sollu çalıştırıp pozisyona giren Gençlerbirliği gidip yerine hücumda bir şey üretemeyen bir Gençlerbirliği geldi. Bu üretememe durumu bugün de kırılamadı ve Başkent ekibi maçı isabetli şut atamadan tamamladı. Nedene gelecek olursak, kanat oyuncularının etkisizliği ve kanattan merkeze çekilen Göktan’ın yetersiz performansını gösterebiliriz. Göktan’ı bence tekrardan kanatta görmeliyiz ve orta için de Oğulcan dönene kadar Varesanovic’te ısrar edilmeli. Gerekirse 4-1-4-1’den vazgeçilip Vareshanovic’in biraz geride ve Tongya’nın onun önünde olacağı bir 4-2-3-1’e dönülmeli. Sol kanatta Metehan her ne kadar iyi niyetli şekilde çabalamaya çalışsa da, yetenek seti onu bir yere kadar taşıyabiliyor. Onun ayağına bakan bir hücum yapısı biraz kısır bir sürece doğru götürüyor takımı. Çalım atıyor, çizgiden top getirmeye çalışıyor ama o kadar getirdiği topta açamadığı ya da vuramadığı toplar bütün o emeği boşa çıkarıyor.
Zaten Traore’nin bugüne kadar forma giydiği maçların hiç birinde kilit bir aksiyona girdiğini hatırlamıyorum. Tam bu ligde iş yapabilecek bir kanat oyuncusu fiziğine ve özelliklerine sahip olmasına rağmen oyuna etki koyamıyor, benim adıma hayal kırıklığı yaratan isimlerden. Onyekuru’nun biraz top oynamaya niyeti olsa, şu takımın yıldızı olur. Ama o da artık kariyeri bitirmiş galiba kafada.
Affedilen Niang için de antrenman eksiği fazlasıyla göze çarpıyor. Rakip stoperleri hiç zorlayamıyor, koşu atamıyor. Ancak sırtı dönük top almaya çalışıp fiziğini kullanıp deyim yerindeyse rakip stoperle güreşmeye çalışıyor. Onun form tutabilmesi halinde Niang arkası Koita-Tongya ikilisini koyup daha dengeli bir hücum planı yapılabilir, ama form tutması da kolay gözükmüyor.
Genele baktığımızda, bu maç için 1 puan iyi sonuç. Takım yavaş yavaş daha iyiye gidecektir, gitmeli. Oyuncular primlerini de aldılar, istedikleri hocayı da getirdiler. Artık sonuçlar onların ayağına bakıyor. En azından çok geç olmadan hatadan dönüldü, takımı motive edebilecek bir hoca geldi. Fikstürden dolayı ilerideki günler hiç kolay olmayacaktır, ama en azından takım elinden gelen mücadeleyi yapacaktır. Artık yönetimin yapacağı tek bir şey var, ne olursa olsun sezon sonuna kadar Volkan Demirel’in ve takımın arkasında durmak.
SEÇKİNCE




