Ankaragücü TFF 2. Lig’e düşmesinin ardından 6 ayda üçüncü olağanüstü kongresini yaptı.
Gazi Ercüment Tekin ve Nuri Muhammet Yaman mali sorunları bir türlü aşamayınca bu kez direksiyonun başına İlhami Alparslan geçti.
Başkanken mesleğini bilmiyordum sonradan taksi esnafı olduğunu öğrendim Gazi Ercüment Tekin’in.
Nuri Muhammet Yaman ise kamu müteahhidiydi.
İlhami Alparslan ise bir kamu çalışanı.
Bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde memuriyet hayatına başlamış, sonrasında kadrosunu Çubuk Belediyesi’ne aldırmış.
Bir kamu personeli ama yıllardır siyasetin içinde.
Zaten parasına değil, siyasetteki gücüne güvenerek zor bir işe adım attı.
Mütevazı olmayacağım, İlhami Alparslan’ı keşfeden kişi benim.
Kulüp parasızlıktan kıvranırken çok büyük rakamlar değil ama yaralara pansuman olacak para girişleri başladı.
Bu para girişlerinin doğal olarak Başkan tarafından yapıldığını zannederken yeni yönetime girmemesine şaşırdığım Mahmut Yılmaz tarafından uyarıldım.
Tüm para girişlerini İlhami Alparslan’ın yaptığını aktardı.
Sonrasında yayınlarımda, haberlerimde, köşe yazılarımda ondan bahsetmeye başladım.
Bu haberler İlhami Alparslan’ı ön plana çıkarırken, Muhammet Yaman yönetiminin de sonu oldu.
İlhami Bey ile kongre kararı alındıktan kısa süre sonra görüştüm.
Kesinlikle başkanlığa aday olmadığını, zengin bir başkan bulup kendisinin de ikinci adamlığa talip olduğunu söyledi.
“Pekala o zengini bulamazsan ne yapacaksın” diye sorduğumda ise “Ankaragücü’nü sahipsiz bırakmayız, aday olurum, seçilirsem sezon sonuna kadar görev yaparım. Sonra bırakırım” dedi.
Çok netti bu sözlerinde.
Kongrede seçim yapıldı, fotoğraflar çekildi, medyaya demeçler verildi, İlhami Başkana bu sözünü hatırlattım.
Bu kez çok farklıydı, “Dur be abi belki şampiyon oluruz, Ankaragücü’nün Süleyman Seba’sı olur 15 yıl görev yaparım” diye konuştu.
Belli ki artık zorunluluktan değil, isteyerek, tüm sözleri almanın verdiği özgüvenle aday olmuş.
“Aldığı sözlerin özgüveni” diyorum ya alın size bir örnek:
Ankaragücü’nde yakın zamanda Başkan Yardımcılığı yapmış eski bir yönetici, İstanbul’da önemli bir grubun bir sponsorluk teklifini iletti bana.
Hem Ankaragücü’ne hem de Gençlerbirliği’ne yapılmış bir teklif.
Teklifin rakamını bilmiyorum ama kallavi olması muhtemel.
İlhami Başkana ilettim, “Ona sonra bakarız, daha öncelikli konular var” yanıtını verdi.
Demek ki çok daha büyük oynuyor İlhami Başkan.
Süleyman Seba milli takıma kadar yükselen futbolculuk kariyerinin ardından kamuda görev yaptı.
Beşiktaş’ta başkanlık yaptığı 16 yılda 5 lig şampiyonluğu yaşadı, toplam 21 kupa kazandı.
8 kez lig ikincisi oldu, “Şerefli İkincilik” terimini futbol literatürüne yerleştirdi.
Umarım İlhami Alparslan; hedef olarak koyduğu Süleyman Seba’nın başkanlıktaki başarısına benzer bir öykünün kahramanı olur.
Son yazımda Mehmet Yiğiner’in son 2 kongreye gelmemesini üstü kapalı eleştirmiştim.
Bu kez geldi, Divan Başkanlığı yaptı.
Konuşmasında hedefte ben vardım.
Sözde beni “internet gazetecisi” olarak küçümsedi.
Halbuki ben, zamanında kendisini “Dolmuşcu” diye küçümseyenlerin karşısında olmuştum.
Benim “Mehmet Yiğiner’in onursal başkanlığına tüzük engeli” haberime de takmış.
Sevgili Mehmet Yiğiner, ben sizin onursal başkanlığınıza karşı değilim.
Ben haberciyim, işimi yapıyorum, tüzük onursal başkanlığa engelmiş onu haberleştirdim.
Delegelerin aldığı karara da saygı gösteriyorum ki sizden bahsederken her seferinde “Onursal Başkan” diyorum.
Eski defterleri çoktan kapattım.
Kapatma aç diyorsan da memnuniyetle açarım.
İlhami Bey’in medyaya yaptığı açıklamalardan son gün yeni bir adayın ortaya çıktığını, listeyi ortak yaptıklarını anladım.
Yönetim kurulu listesini inceledim.
Başkan ile birlikte 7 eski yönetici var, onları az çok tanıyoruz.
Yenilerden tanıdığım sadece bileğini kesseniz sarı lacivert Ankaragücü kanı akacak derecede sevdalı Sebahattin Güngör var.
Nam-ı diğer Sebo Dayı.
Vergi Dairesi Müdürü.
Disiplin Kurulu’nda Ömer Ali Şenol var o da önemli bir Maliye bürokratı, aynı zamanda hastalık derecesinde Ankaragüçlü.
Vergi/SGK borçlarından dolayı eksi üç puan tehlikesi var.
Bu ikili bu cezayı aldırmaz, benden söylemesi.
Bir de kongre söylentisi: Vergi borcunu Faruk Koca ödeyecek, SGK borcunun ise Mansur Yavaş aracılığı ile Büyükşehir’in iştirakleri.
Transfer yasaklarından dolayı eksi üç puan ise garanti gibi.
Yine de başkan İlhami Alparslan, 8 milyon Euro’luk toplam borcu, menajerleri kullanarak 2 milyon Euro’ya düşüreceğine inanıyor.
Bakalım, bu iddialı projeyi gerçekleştirecek mi?
26 FIFA dosyasını çözsün, şimdiden heykelini dikelim derim.
Listeye bakılırsa ikinci adam Necip Yıldırım olacaktır.
İbrahim Demir de store sorumlusuydu, daha önemli bir göreve gelirse şaşırmam.
Ortak listeyse karşı tarafa da önemli görevler verilecektir, onu da görürüz.
Kongreye eski Başkan Nuri Muhammet Yaman da Gazi Ercüment Tekin de katılmadı.
Nuri Muhammet Yaman, akşam saatlerinde bir açıklama gönderdi, sağlık sorunları nedeniyle katılamadığını söyledi.
Muhammet Başkan kırgın.
Kendine göre haklı yönleri mutlaka vardır.
Günün sonunda bakıldığında 9 puanda aldığı takımı 32 puanda teslim etti.
Hafriyat, otopark projeleri gerçekleşseydi, Ankaragücü’nün geleceğini kurtaran adam olacaktı.
O projeler gerçekleşmedi, taraftarın diline düştü.
Başkan olmadan bile prim ödemişti ama başkanken cebinden para koyamadı.
Gerekçe olarak beklediği bir parada sorun yaşandığını alacaklı olduğu kişinin ödemeyi yapmamasını gösterdi.
Ben Muhammet Başkan’ın kolay kolay pes edecek biri olmadığını biliyorum, bir gün yollar kesişirse şaşırmam.
Abdulkadir Tecimer ve Mahmut Yılmaz’ın listede yer almaması gerçekten şaşırttı.
İkisi de Ankaragücü için çalışıp çırpındılar.
Sanırım ortak liste çalışması onları dışarıda bırakmıştır.
İsmail Mert Fırat’ın Ankaragücü’ne yaşattıklarını unutmak mümkün değil.
İnsan olarak çok iyi biri olsa da başkan olarak çok kötüydü, bu camia, alacaklarını silmediği takdirde onu hiç affetmeyecek.
Ankaragücü’nü Süper Lig’den alıp TFF 2. Lig’e düşüren başkan olarak anılacak.
Son 2 genel kurulda da maalesef hayal kırıklığı yaşadık.
Artık ben dilenmeyen, belediye başkanlarını para için tehdit etmeyen, verdiği sözleri anında yerine getiren, futbolcusunu tavuk dürüm ayrana mahkûm etmeyen, teknik heyetin, futbolcunun alın teri kurumadan parasını ödeyen, personelin ödemelerini yapıp duasını alan, altyapıya önem veren bir Ankaragücü başkanı, yönetimi istiyorum.
Umarım İlhami Başkan bu dediklerimi yapar, yaşatacağı şampiyonluklarla Ankaragücü’nün Süleyman Seba’sı olur.
METİNER ERDEM




