Süper Lig’in 21. haftasında Gençlerbirliği, Kadıköy’de zorlu bir deplasman maçına çıktı.
Maç öncesi, şampiyonluk yarışı veren bir rakip karşısında Gençlerbirliği’nin bu deplasmandan bir galibiyet çıkarmasının çok sürpriz olacağını düşünmekle birlikte başkent ekibinin daha taktik disipline bağlı oynayacağını beklemekteydim.
Metin Diyadin, geçen hafta tercih ettiği saha dizilişi 4-1-4-1 ile oyuna başlamayı seçti tekrardan.
Hoca burada bence önemli bir hata yaptı. Bu maç özelinde, ara transfer döneminde önemli eklemeler yaparak ülkenin belki de en iyi orta saha kurgusuna sahip olan takımına karşı çift ön libero ile çıkmak gerekirdi.
Oğulcan’ın belki de biraz daha geride konumlanıp rakip orta sahanın kolay top yapmasını engellemesi gerekirdi. Hocanın bu taktiği ile yenilgiyi kabul ederek en azından cesur oynayıp da kaybetmek düşüncesi içine girdiği çıkarımını yapmak mümkün.
İlk golün de maçın ilk bölümünde tartışmalı bir penaltı pozisyonu ile gelmesi oyunun erken kopmasına neden oldu. İlk yarının geri kalan bölümü Fenerbahçe adına rahat geçti, fark kolayca arttı.
Gollerde Kante, Asensio gibi ayakların kalitelerini göstermesinin yanında Gençlerbirliği’nin merkez ve bek savunmasında verdiği açıkların etkisi de büyüktü. İlk yarının 3-0 bitmesiyle ikinci yarı formaliteye döndü, Fenerbahçe vitesi iyice düşürdü ve bu sefer Başkent ekibi oynamaya başladı.
İkinci yarının başlarında hücumda etkili bir görüntü çizen Gençlerbirliği duran toptan Ederson’un hatasının üstüne bir gol bulsa da daha sonrasında büyük tehlikeler yaratamadı. Bir yerden sonra da yedeklere deneme sürecine girildi.
Özellikle büyük beklentilerle transfer edilen Onyekuru’nun oyuna girişi maçın son dakikalarını daha dikkatli takip etme sebebimiz oldu. Her ne kadar dikkat çekici bir performans göstermese de Onyekuru’nun artık rotasyonda kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Tongya’nın merkezde oynadığı durumda Metehan’ın dinamizmini kaybettiği maçların son bölümlerinde Onyekuru’nun oyuna atılması bazı maçlarda kilit açıcı rol oynayabilir. Tabi ki Onyekuru’nun da, eski günler gibi olmasa da, en azından bir kıpırdanma göstermesi gerekiyor forma mücadelesi adına.
Çok zorlu bir rakiple oynanan deplasman maçı olması ve diğer rakiplerinden bu haftaki puan kayıpları ile birlikte Gençlerbirliği için çok da olumsuz bir tablo yok bu hafta için. Bu hafta ile birlikte önemli bir fikstüre girmeye başlıyor kırmızı-siyahlı ekip. Teknik heyet taktiksel olarak daha iyi çalışmalı ve rotasyon daha fazla genişletilmeli. Puan olarak birbirine yakın rakiplerle oynanacak maçlardaki hataların telafisinin zor olacağı bir periyoda giriliyor. Takımın ve teknik heyetin bunun önemini bilmesi sürecin en kritik noktası olacaktır.
SEÇKİNCE




