Ankaragücü’nde geçen dönem başkan adaylığından son gün çekilen eski yönetici Nazım Barkçin, ”Ankaragücü, kişi ve çevrelerin güç devşirdiği bir alan değildir.” ifadelerini kullandı.
Barkçin yazılı açıklamasında şunları kaydetti:
”Ankaragücü kimsenin güç aparatı değildir.
MKE Ankaragücü, kişi ve çevrelerin güç devşirdiği bir alan değildir.
Ankaragücü; tarihiyle, taraftarıyla ve kamusal niteliğiyle bir spor kulübüdür.
Son yıllarda yaşananlara bakıldığında şu nesnel tablo inkâr edilemez hale gelmiştir:
2025–2026 sezonunda kulüp dört başkan değiştirmiştir.
Bu başkanların tamamı, aynı merkezden desteklenmiş ve aynı kongre pratiğiyle seçilmiştir.
Tek adaylı kongreler, açık oylamalar ve delegeye erişimin engellendiği süreçler istisna değil, yöntem haline gelmiştir.
Bu tablo, kişisel tercihlerle açıklanamaz.
Bu bir yönetim tarzı ve hegemonya biçimidir.
Daha da dikkat çekici olan şudur:
Yeni seçilmiş bir başkan koltuğuna henüz oturmuşken, kulüp dışında yapılan ziyaretlerde ve açıklamalarda Ankaragücü adına konuşulması, kulübün sanki bir kişinin
tasarruf alanıymış gibi sunulmasıdır.
Buradan açıkça soruyoruz:
Ankaragücü’nün karar mekanizması kimdir?
Başkan mı, yönetim mi, yoksa kulüp dışı bir merkez mi?
Hangi yetkiyle, hangi sıfatla kulüp adına ilişkiler kurulmaktadır?
Bu sorular kişisel değildir.
Bu sorular kurumsaldır.
Sportif sonuçlar üzerinden algı yaratmak mümkündür.
Ancak zayıf rakiplere karşı alınan sonuçların, denk rakipler karşısında çöktüğü artık sahada görülmüştür.
Elazığspor karşısında alınan ağır yenilgi bir maçın değil, yanlış yapılanmanın sonucudur.
Bu bir “ben demiştim” meselesi değildir.
Bu bir kayıt düşme meselesidir.
Ankaragücü’nün ihtiyacı:
Yetki devşiren yapılar değil,
Hesap veren yönetimlerdir.
Kimseyle kişisel hesaplaşma peşinde değiliz.
Ancak şunun da altını çiziyoruz:
Ankaragücü’nü kendi nüfuz alanı gibi kullanan her anlayışın karşısında duracağız.
Bu kulüp sahipsiz değildir.
Bu kulüp susmaz.
Bu düzen değişmek zorundadır.”




