Ankaragücü, Adana 01 FK ile kendi sahasında golsüz berabere kaldı.
Başkent ekibi ilk yarının mutlak hakimiydi.
Zaten istatistiklerde bunu gösteriyor.
Topa sahip olmada yüzde 60/40, toplam şutta da 7/1 Ankaragücü üstünlüğü…
Ankaragücü ilk 45 dakikada 3 korner kullanırken, rakip çeyrek daireye hiç top koyamadı.
Ancak atılan bu kadar şut, topa sahip olmadaki farka rağmen tehlike anlamında sadece Atakan Güner’in sonradan ofsayt olduğu ortaya çıkan kalenin dibinden kaçırdığı gol ile Mervan Yusuf Yiğit’in 2’ye 1 pozisyonda gole giderken düşmesi akıllarda kaldı.
Şutlar, kornerler en ufak tehlike yaratmadı.
Enes Tepecik’i 2-3 oyuncuyla kilitlediler, takımın kolu kanadı kırıldı.
Rakip defans Enes Tepecik ile uğraşırken Mervan Yusuf Yiğit’e çok fazla boş alan kaldı ama o da dün gününde değildi.
İlk yarı golsüz bitse de baskılı oyun ikinci yarı için umut vermişti.
Ancak ikinci yarı 70’inci dakikaya kadar roller tamamen değişti.
Her zaman söylerim teknik direktör farkı ikinci yarının başlarında belli olur.
İlk yarıda rakip analiz edilir, ikinci yarı oyun ya da oyuncu değişikliği ile başka formata geçilir.
Adana 01 FK, Adnan Karahisar/Tuna Sezen değişikliğinin ardından kanatlardan çok rahat gelmeye başladı.
Topu Ankaragücü’ne bırakan konuk ekip, ikinci bölgede kaptığı toplarla çok başarılı kontra ataklar yaptı.
Görkem Cihan’ın biri yüzde 99, iki pozisyonda çok iyi toplar çıkarması Ankaragücü’nü maçın içinde tuttu.
Ankaragücü kötü oynarken, Yusuf Emre Gültekin, Mahmut Tekdemir gibi tecrübeli ayakların 70. dakikaya kadar kenarda bekletilmesi doğru değildi.
Bu oyuncuların oyuna girmesi rakibi psikolojik olarak etkiledi.
Konuk ekibin hocası Ömer Faruk Mahir, baktı takımı oyundan düşüyor, 80. dakikadan itibaren 0-0’ı korumak için kalenin önüne otobüs çekti.
Bu maç aslında Ankaragücü’nün geleceğini belirleyecek önemdeydi.
Beklenti, Erzincan maçıyla başlayan 5-6 maçlık bir seriyle Batman Petrolspor maçına çıkmak, o maçla birlikte hedefi şampiyonluk olarak güncellemekti.
Maalesef Recep Karatepe, konuk teknik direktörün ikinci yarıdaki hamlesine karşılık veremedi.
Ankaragücü stratejik anlamda çok önemli maçta puan kaybetti.
Bu maçla birlikte en tepe hedefi sona erdi, play off hedefi de sorgulanır hale geldi.
Maçtan sonra yapılan yorumlara bakıyorum da rakibin geçen haftaki farklı Elazığspor galibiyetinden dolayı kimileri golsüz beraberliği başarı gibi görüyor, şaşırıyorum.
Geçen hafta Elazığ özel bir durum yaşıyordu, Adana 01 bu durumdan faydalandı.
O özel durum geçti, haftaya normal bir Elazığ olacak Ankaragücü’nün rakibi.
Zaten sorun da burada.
Ankaragücü’nün play off rakipleri, en ufak avantajı değerlendirebiliyor.
Her hafta yazıyorum, hala da iddiam aynı.
MKE Ankaragücü, gençleriyle tecrübelileriyle bu ligin en iyi kadrosuna sahiptir.
Teknik kadro hata yapmasın, maddi sorun olmasın, bu takımın bu ligde yenemeyeceği takım yok.
Ayrıca Eryaman’da oynadığın maçları da kazanacaksın arkadaş.
Beykoz’a, Altınordu’ya bile bu statta puan kaybetti Recep Hoca.
Ankaragücü 20 Ocak’taki genel kurula bu maçı kazanmış olarak gitmeliydi.
Başkanlığa adaylığını açıklayan İlhami Alparslan, performansıyla bunu hak etmişti.
Maalesef İlhami Bey’in performansına sahadaki teknik heyet ve futbolcular karşılık veremedi.
Şu anda en çok merak edilen konu, İlhami Alparslan’ın nasıl bir yönetim oluşturduğu.
Bu soruyu kendisine sordum.
Nevi şahsına münhasır bir kişiliğe sahip İlhami Alparslan.
Sorulara verdiği cevaplar da farklılığını ortaya koyuyor.
Benim soruma da “Horozu olmayan bir yönetim oluşturuyorum” diye yanıt verdi.
Ekipte çok zengin, kulübe on milyonlar aktaracak yönetici olmayacak.
İlhami Bey, “birkaç orta direk zengin, geri kalanı Ankara milliyetçisi ve Ankaragücü sevdalısından oluşan bir yönetim oluşturuyoruz” diyerek yeni yönetimle ilgili merak edileni özetlemiş oldu.
Esprili yaklaşımı güzel ama yeni yönetimin yapısı tabi ki insanı endişelendiriyor.
Yük yine tamamen İlhami Alparslan’ın üzerinde olacak.
Bir kamu çalışanının taşıyacağı suyla değirmen ne kadar döner bilemiyorum.
Ama bu kentin milyarderleri köşelerine çekilirken gövdesini taşın altına sokan İlhami Alparslan desteği hak ediyor.
Ankaragücü için tek umut şu anda o.
İlhami Alparslan yönetiminden çok, yukarıdan aldığı sözlere güveniyor olmalı ki başkanlığa talip oldu.
İlhami Bey, bugüne kadar birçok kez futbolcuya, teknik heyete, altyapıya söz verdi, zorlansa da tüm sözlerini tuttu.
İlhami Bey sayesinde maaşlar ödenmesine ödendi ama maalesef vergi/SGK borçları süresi içinde ödenemedi.
20 milyon TL bile değildi ödenecek para.
Son iki yönetimin arkasındaki isim Mehmet Yiğiner’di.
İki yönetim de Ankaragücü’nü çok gerilere götürdü.
Kalıcı yasak geldi, şimdi puan silmeler.
Mehmet Yiğiner bu iki yönetimin de seçildiği kongrelere katılmamış, buna rağmen gıyabında “Onursal Başkan” seçilmişti.
Kendisine soruyorum, Ankaragücü puan silme cezasıyla karşı karşıyayken onursal başkan ortaya çıkmayacak da ne zaman çıkacak?
İstese kendi bile bu parayı çok rahat öderdi Mehmet Yiğiner.
Şimdi eksi 3 puan vergi/SGK borcundan, eksi 3 puan da transfer yasaklarından ceza gelmesi ihtimali konuşuluyor.
Bu sezona yansımaz, gelecek sezona yansır diyorlar.
Gelecek sezon da olsa helal puanlar silinecek.
Başkan Muhammet Yaman da “Futbolcunun helal puanlarını sildirmem” diyordu.
Maalesef kalıcı yasakla işbaşı yaptı, puan silmeyle ayrılacak başkanlıktan.
Ben artık teşhisi koydum.
Mehmet Yiğiner çok tecrübeli, yönetimler kendi bilgisi dahilinde oluşsa bile iş yapamayacağını bildiği yönetimlerin seçileceği kongreye katılmıyor, açık destek vermiyor.
20 Ocak’taki kongreye katılır İlhami Beye açık destek verirse umutlanacağım.
Kongreye yine katılmaz, desteğini perde arkasına saklarsa yeni yönetimle ilgili de şüphelerim artacak.
Kongrenin Ankaragücü’ne hayırlı olması dileğiyle…
METİNER ERDEM




