Ankaragücü, Şanlıurfaspor ile deplasmanda 2-2 berabere kaldı.
Başkent ekibi gollerini ikinci yarı atsa da ilk yarıda sezon ortalamasının çok üzerinde bir deplasman performansı sergiledi.
Erken gol yemesine karşın aslında maça iyi başlayan taraf Ankaragücü’ydü.
Henüz 6’ncı dakikada Atakan Güner, 8’inci dakikada Halil İbrahim Pehlivan ile çok net fırsatlar yakaladı.
9’uncu dakikada yenilen gol, Ankaragücü’nün hızını kesmedi.
Sarı Lacivertliler 16 ve 19’uncu dakikalarda Mesut Emre Kesik’in frikikleri, 30’uncu dakikada da Mahmut Tekdemir’in ceza sahası dışından şutuyla gole yaklaştı.
İlk yarıyı geride kapatsa da Ankaragücü maçın tek hakimiydi.
İkinci ve üçüncü bölgelerde rakibe basan, kaptığı topları dikine oynayan mükemmel bir takım vardı sahada.
Bu maç için devre arası dokunuşa da ihtiyaç yoktu.
Ankaragücü baskılarının sonucunu 55’inci dakikada son haftaların en çok eleştirilen oyuncusu Miraç Şimşek’in golüyle aldı.
86’ncı dakikada Şanlıurfa defansı 6’ya 3 yakalanmasına karşın o pozisyonun skoru değiştirmemesini şansızlık mı beceriksizlik mi olarak tanımlamam gerekir bilemiyorum.
Sonrasında 90’ıncı dakikada Atakan Güner ile İsmail Çokçalış’ın işbirliği ile gelen olağanüstü güzellikteki gol.
Tam Ankaragücü kazandı derken 90+2’de yenilen gol, sevinçleri kursakta bıraktı.
90 dakika takımını mükemmel yöneten Recep Hoca’yı bu maç özelinde eleştirmek istemiyorum ama…
“Recep Hoca 90’ıncı dakikadaki golden sonra 2 defans oyuncusu Diego Özçakmak ve Arda Doğan’ı oyuna alsa sonuç değişir miydi?” diye sormaktan da kendimi alamıyorum.
Bence değişirdi.
Neden mi?
90+2’de yenilen golde top ortalandığında ceza sahasında Ankaragüçlü 7 oyuncuya karşılık Şanlıurfalı 6 oyuncu vardı.
Üstelik 3 Ankaragüçlü oyuncu altı pastan uzak, ceza yayına yakın kısımda bulunuyordu.
Yapılan ortayı Erhan Çelenk kafayla altı pasa gönderdiğinde 4 Şanlıurfalı oyuncu kaleciyle karşı karşıyaydı.
Ankaragücü altyapısından yetişen Sinan Kurumuş bomboş pozisyonda gol attı.
Defans alışkanlığı olmayan 3 Ankaragüçlü oyuncu ise gol anında ceza sahasının dışında boş boş bekliyordu.
Hoca, o 3 oyuncudan 2’sini değiştirmiş olsaydı, onlarda altı pas civarında olurdu, Urfalı oyuncular bu kadar rahat gol atamazdı.
Keşke olmasaydı ama futbol hatalar oyunu, oldu maalesef.
Çoğu Ankaragüçlü gibi bende elde kağıt kalem hesap kitap yapıyorum.
Kayseriliyim, matematiğim iyidir.
Futbolu da az çok biliriz.
Öngörülerimi paylaşayım, sezon sonu ne kadarı gerçekçi, ne kadarı hayal hep beraber görelim.
Bu grupta Batman Petrolspor bir aksilik olmazsa rahat şampiyon olur.
Muğlaspor’da ikinci sırayı alır.
Şanlıufaspor, daha çok puan kaybeder ama şu anki avantajını sezon sonuna kadar sürdürür 67-68 puanla üçüncü olur.
Play off’ta geri kalan iki bileti ise ligi 61-65 puan aralığında bitirecek Ankaragücü, İskenderunspor, İnegölspor, Elazığspor ve Ankaraspor takımlarından ikisi alır.
Ankaragücü’nün dün kazandığı 1 puan belki onu ucu ucuna play off’a taşıyacaktır.
Kaybettiği 2 puanı aramamak için ise kendi sahasında oynayacağı İskenderunspor, İnegölspor ve Ankaraspor maçlarını mutlaka kayıpsız geçmesi gerekir.
Bu üç maçı da kazanırsa belki Şanlıurfaspor’u yakalama şansını bile elde edebilir.
İlhami Alparslan seçildiği günden beri tek kişilik olağanüstü performans gösteriyor.
Son görüşmemizde para bulabilmek için çok çalıştığını, uyumaya zaman bulamadığını, çok yorulduğunu ancak sportif başarılarla yorgunluğunu unuttuğunu söylüyordu.
Sezona İlhami Alparslan ile başlansa, Ankaragücü bu kadroyla şu an Batman Petrolspor’un çok üzerinde bir puanla şampiyonluğa gidiyor olurdu.
Gazi Ercüment Tekin ve Nuri Muhammet Yaman döneminde yaşanan maddi sorunlar, bazı maçlarda yapılan hatalar maalesef Ankaragücü’nü play off’un bile gerisine düşürdü.
Şu anda para bulmak için neredeyse günde 20 saat çalışan, futbolcuyla baba-oğul, abi-kardeş gibi çok güzel iletişimi olan bir Başkan İlhami Alparslan.
Kendi tercihi midir bilmiyorum ama yönetimde tek tabanca durumunda.
Vergi/SGK konusunda yoğun çalışan, kendisi vergi dairesi müdürü olan Sebahattin Güngör’ü, namıdiğer Sebo Dayı’yı bir kenara koyuyorum.
Kulüpte ne basın sözcüsü ne taraftar sorumlusu ne de başka bir görevdeki yöneticiyi görebiliyoruz.
Bunu daha öncede yazdığımda yönetim kurulu üyesi Onur Özcan sosyal medyadan sitem etmiş, “bizim de çalışmalarımız var, yakında görürsünüz” demişti.
O zaman bakmıştım Sayman görevindeydi, dün yeniden listeye baktım Sayman’lıktan ayrılmış.
Nedendir bilemiyorum, hiç konuşmadı, çalışmalarını anlatamadı.
Basın sözcüsü aramış, medya ile bir organizasyonda buluşacağını söylemişti, aradan bir ay geçti o da ortada yok.
Kongreden bir gün önce Sincan ekibi ortaya çıkmış, pazarlıkla başkan vekilliklerini komple kapatmışlardı.
Kulübe destek olduklarına dair en ufak bir bilgi gelmiyor maalesef.
116 yıllık kulübün kaderi tek kişinin performansına bağlı.
Doğru yapılanma değil.
Umarım İlhami Başkan yorulmaz, performansını sezon sonuna kadar sürdürür.
Pazartesi saat 21.00’de yayında görüşmek üzere…
METİNER ERDEM




