Ankaragücü, sezonun en kritik maçında İnegölspor’a Eryaman’da 2-1 yenildi.
Sonu hayal kırıklığı olan maç aslında o kadar güzel görüntülerle başladı ki…
20 bine yakın taraftar, güvenlik için ayrılan yer dışında stadı hınca hınç doldurmuş, Gecekondu, BEÇ, Sağ, Sol Kapalı ortalığı inletiyor, Maraton dev bayrakları, kareografisiyle Süper Lig kalitesinde tribünlere renk katıyordu.
Maçı TRT’nin Ankaragüçlülüğü ile nam salmış spikerlerinden Alper Bakırcıgil ile izledim.
Meslek hayatı boyunca belki binlerce maç anlatmış, doğal olarak da hemen her ligden, her ülkeden binlerce maç seyretmiş bir spor spikeri kendisi.
Onun futbol bilgisine değer veririm.
Kadroyu eline alır almaz, maçtan Ankaragücü’nün en fazla beraberlik çıkaracağını iddia etti.
Alper Bakırcıgil’e karamsarlığının nedenini sordum, Atakan Güner’in hedef takımlara karşı güçsüzlüğünü anlattı.
Tek başına Atakan Güner maça nasıl etki eder diye kendime sordum, cevap bulamadım.
İçimi o an sıkıntı bastı, “Umarım Alper değil, Recep Hoca haklı çıkar” düşüncesiyle başlama düdüğünü bekledim.
Maalesef Alper Bakırcıgil haklı çıktı.
Bir futbolcu kaçırdığı gollerle takımın tüm enerjisini yok etti.
Genç futbolcuları övmek, başarılarını ballandıra ballandıra anlatmak keyif veriyor.
Atakan Güner’in Bucaspor’a attığı golü de öyle keyifle yazmış, anlatmıştım ki.
19 yaşındaki oyuncuyu eleştirmek içimi acıtıyor, ancak hoca gününde olmayan oyuncusunu 78 dakika oyunda tutarak maalesef dünkü yenilgiye zemin hazırladı.
Onun yerinde kim oynasa o 4 pozisyondan birinde topa dürter golü atardı.
Maç başında Ankaragücü’nün maçı kazanacağına çok inanıyordum, hele 21. dakikada o kadar emin olmuştum ki.
Gol ve asistleri ile İnegölspor’un 38 golüne (Ankaragücü’nün attığı toplam gol sayısından bir eksik) direkt katkıda bulunmuş iki oyuncudan biri olan Taner Gümüş sarı kart cezalısı olduğu için maçta yoktu.
Diğeri Yasin Ozan da henüz 21. dakikada sakatlanarak oyundan çıktı.
O an ofansif gücü sıfırlanan İnegölspor’u artık rahat yeneriz dedim ama olmadı, olmadı.
Recep hoca maç sonu Ankaragücü’nün kaçan gollerinden bahsetti, durdu.
İki gol ayağından mahrum İnegöl’ün, 2 gol atıp, bir şutunun direkten döndüğünü, Görkem’in bir metreden muhteşem kurtarışını, Yasin Ozan’ın sakatlandığı pozisyonda kaleciyle karşı karşıya kalışını anlatmadı.
İnegölspor en az 3-4 pozisyonda 2’ye bir, 3’e bir gelecekken final paslarını doğru yapsaydı, bu 5 pozisyona yenileri de eklenebilirdi.
Ankaragücü maalesef strateji belirlemede de hatalar yapıyor.
Bu maçta hedef galibiyet değil, öncelikle kaybetmemek olmalıydı.
İkinci yarı taraftarın baskısıyla cümbür cemaat rakip kaleye yüklenen Ankaragücü, geride derin boşluklar bırakınca maçı kaybetti.
Halbuki strateji kaybetmemek üzerine kurulsaydı, berabere bitirdiğin an İnegölspor’u yarışta saf dışı bırakmış olacaktın.
Herkes rakip olarak Şanlıurfaspor’u görüyor ama bu maçtan sonra artık asıl rakip İnegölspor oldu.
Şimdi iddiama gelelim.
Play off’ta kimse Elazığspor’un rakibi olmak istemez.
Bu yüzden Muğlaspor’un puan kaybına tahammülü yok.
Batman yenilgisiyle şampiyonluk yarışından kopan, bocalama dönemine giren Muğlaspor, Karamanspor deplasmanında 4-0 kazanarak kendine geldi.
Şanlıurfaspor’un deplasmanda Muğlaspor’u yenmesi hayal.
Son hafta Ankaraspor ile kendi sahasında oynayacak.
Ankaraspor taş gibi takım.
Sincan Belediyesi sponsorluğu ile mücadele ediyor.
Motive edilirse deplasmanda gidip Şanlıurfaspor’u dahi yener.
Motivasyon konusunda başkan vekili Fırat Aslanbaş’a güveniyorum.
Fırat Aslanbaş aynı zamanda Sincan Belediyesi’nde başkan vekili.
Ne yapar eder, Başkan İlhami Alparslan ile birlikte Ankaraspor’u en üst motivasyonla Şanlıurfa’ya gönderir.
Şanlıurfa iki maçta sıfır dahi çekebilir.
Bugünkü yenilgiyle birlikte Ankaragücü’nün artık rakibi öncelikle kendisi ardından da yukarıda da yazdığım gibi İnegölspor’dur.
İnegölspor’un kalan 2 maçı çok kolay, 6 puan alırsa Ankaragücü’nün de 6 puanla karşılık vermesi gerekir.
Öncelikli rakibi kendisi dedim, çünkü eksi 3 puan bertaraf edilmezse sezon bitti demektir.
Başkan İlhami Alparslan bu konuda çok çalışıyor ama mutlaka rakipler de Ankaragücü’nün aleyhinde TFF’ye baskı yapacaktır.
İlhami Başkan sana güveniyoruz.
Birçok zorluğun üstesinden geldin, bunun da geleceksin.
Bu hafta rakip Erbaaspor.
Ne düşme tehlikesi var ne de play off umudu.
Ama son haftalardaki maçlarına bakıyorum, güçlü rakiplerine uzun süre direniyor, bir gol yedi mi dağılıyor.
Ankaragücü’ne de direnecektir.
Artık Recep Karatepe’nin kendisini ispat etmesi gerekir.
Birileri zorla bir hikâye yazmaya çalışsa da ben o hikâyeyi okumakta gerçekten zorlanıyorum.
Bana göre elinde ligin en kaliteli kadrolarından biri var, Başkan maddi sorunları tamamen çözmüş ama bakıyorsun play off potasındaki Şanlıurfaspor dışındaki tüm takımlara karşı bu hikâyeden eser yok.
Amatör küme kalitesindeki Kepezspor maçında zorla hikaye yazdık ama aynı oyun oynanırsa Erbaaspor maçını kazanmak çok zor.
İlk golü mutlaka Ankaragücü’nün atması gerekir.
Erbaaspor maçı kazanılırsa göreceksiniz Ankaragücü son haftaya yeniden play off potasında girecektir.
Son hafta lige havlu atmış İskenderunspor’u geçmek Erbaaspor maçından çok daha kolay olacaktır.
Taraftar, konfeti olayı dışında muhteşemdi.
2-0 yenik duruma düşüldüğünde dahi aleyhte moral bozacak en ufak bir eylemde bulunmadılar.
Bu maçta biraz ağır bir ceza gelebilir.
Maç esnasında görmemiştim ama güvenli bölgeye girme olayı İnegölspor taraftarının Ankaragücü tribünlerine yanıcı madde atması sonucu yaşanmış.
Ankara Emniyeti, Ankaragüçlüleri ayakkabılarına kadar ararken İnegöllüler bu maddeleri nasıl stada soktu onu da sorgulamak gerekir.
Son olarak Yaay platformunun yayını çok eleştirildi.
Bu yayınlardan ancak Ankaragücü TFF 1. Lige yükselirse kurtulunabilir.
Bu yüzden bir kez daha yüksek sesle…
Hep destek, tam destek.
Başka Ankaragücü yok.
METİNER ERDEM




