Gençlerbirliği Kulübü Başkanı Arda Çakmak bir ay dolmadan 2. kez basın toplantısında konuştu ve bilinen veya bilinmeyen her noktaya değindi.
Kendisinin Kulüpler Birliği toplantısında bulunurken, yönetimindeki arkadaşlarının bir toplantı yaptığını ancak herşeyi ellerine yüzlerine bulaştırdığını belgelerle ortaya koydu.
Mevcut yönetimdeki bazı isimlerin başkana muhalefet bayrağı açtığı inkar edilemez.
Neden?
Son toplantıda alınan kararlar ve oluşturulan yeni kurallarla ilgili başkan Arda Çakmak da farkında.
Sanırım bu grubun içinden yeni başkan adayı veya adayları çıkacak.
Başkan Arda Çakmak, muhalifleri hedef göstererek “Bu kulübü ele geçirmek isteyenler var” diyerek savaşı başlattı.
Muhalifler içinde bazı isimler var ki ben de biliyorum ancak isimlerini yazmıyorum.
Söz hakkı doğsun istemiyorum.
Bu isimlerden bazıları ve özellikle birisi hem başkanın yanında hem de muhalif grubun yanında.
Bu isimleri Arda Çakmak da biliyordur ancak neden hala kendi etrafında bulunmasına izin veriyor anlamış değilim.
Ya başkan çok saf yada başka bir bildiği var.
Gelelim kulübün mali yapısına.
Başkan rakamları çok net ortaya koydu.
Genel kurulda “10 milyon euro parası olmayan başkan adayı olmasın” gibi bir cümle kurdu.
Kurduğu cümle bu yazdığımı çağrıştırıyordu.
Gençlerbirliği transfer yapamıyor. Çünkü ortada finans sıkıntısı var. Ne yazık ki bu durum birçok kulüpte mevcut. Başkan 3 mevkiye transfer için uğraştıklarını ancak rakamların inanılmaz boyutlarda olduğunu dile getirdi. Takım kampa girecek kaleci yok, takım kampa girecek golcü yok.
Eee tamam.
Anladık ama transfer için bir de genel kurul beklenirse taraftarlardan yoğun bir tepki statta yankılanacak.
Gençlerbirliği sezonu nasıl açacak, kampa kaç futbolcu katılacak, Onyekuru sorunu nasıl çözülecek?
Bunlar akıllardaki sorular.
Bu arada basın toplantısı sonrasında teknik direktör Metin Diyadin ile karşılaştık. O çok rahat ya da bize öyle görünmek istiyor. Her konuya esprili yaklaşıyor.
İnşallah bu kulübü düzlüğe çıkaracak bir yol bulunur ve İlhan Ağabeyin mirası ve emaneti hiç edilmez.
Yoksa gerçekten başkent ekibini güneşli günler değil, gök gürültülü sağanak ve dolu yağışı bekliyor.
Bekleyip göreceğiz.
ÖMER HAKAN KİBAR



