Gençlerbirliği, Süper Lig’in ilk maçında sahasında zoru başararak Fenerbahçe’yi 2-1 yendi ve evine puansız yolladı.
Öncelikle Süper Lig 2026-2027 sezonunun kazasız belasız geçmesini diliyorum.
Karşılaşmayı Eryaman Stadı’nda izledim.
Fenerbahçe’nin 5.000’e yakın taraftarının maçın başında takımlarına verdikleri destekle stadı dolduran Gençlerbirliği taraftarlarını bastırdıklarına tanık oldum.
Senkronize ve uyumlu destekleriyle sağdan soldan anlamsız çığlıklar atan Gençlerbirliği taraftarını susturunca stad hoparlöründen şarkılar türküler çalınmaya başladı.
Maç öncesi, Gençlerbirliği Başkanı Arda Çakmak ve bazı yönetim kurulu üyeleri, Fenerbahçeli konuklara tahsis edilen locaya gelerek başkan Aziz Yıldırım, Genel Sekreter Mahmut Uslu ve diğer üyelere “Hoş geldiniz” dedi.
Bu arada tribünlerde Gençlerbirliği’nin ahlak ve kültürüne yakışmayan istemediğimiz görüntüleri de gördük.
Babasıyla tuttuğu takımın formasını giyerek maçı izlemek isteyen 4 yaşındaki bir çocuğun Fenerbahçe formasının zorla çıkartılması kabul edilemez.
Sağ olsunlar, güvenlik görevlileri de anında müdahalede bulunarak çocuğa polis yazılı bir tişört giydirdiler, maç sonuna kadar da yanlarından ayrılmadılar.
Bu sığ, seviyesiz, fanatik bakışa karşın, arkamızda oturan Fenerbahçe’li bir yönetim kurulu üyesi de çocuğu ve babasını Kadıköy’de Lyon ile oynanacak olan Avrupa Kupası maçına davet etti.
Gelelim karşılaşmaya…
Maçın istatistiklerine baktığınızda topla oynama oranlarında Fenerbahçe yüzde 70’e 30 önde.
Fenerbahçe 12 korner kullanırken, Gençlerbirliği sadece 1 korner kullanmış.
Fenerbahçe toplamda 20 şut, Gençlerbirliği ise 7 şut çekebilmiş.
Ancak sonuçta Tongya ve Oğulcan’ın golleriyle Gençlerbirliği maçı 2-1 aldı.
Bu arada Oğulcan’ın jeneriklik golü, 4 gün önce kaybettiği babasına rahmet olarak ulaşmıştır diye düşünüyorum.
İsmail Kartal’ın sahaya sürdüğü 11 ile Gençlerbirliği’ni küçümsediğini düşünüyorum.
Şampiyonlar Ligi’ni kovalayan Fenerbahçe’nin Gençlerbirliği’ne karşı açık ara güçlü olduğunu kimse inkar edemez.
Gençlerbirliği hocası Metin Diyadin çok net açıkladı.
“Transfer tahtası dün açıldı.”
“Transfer yaparız ama bonservis ödeyemeyiz”
“Kiralık ücreti veremeyiz, peşin ödeme yapamayız”
Elde avuçta olan bu, diyerek takımın sıkıntılarını net duyurdu.
Gençlerbirliği maça tutuk başladı.
Topa basamıyorlar, pas yapamıyorlar, sanki kösele ayakkabı giymişler, çimlerde kayıyorlar.
Ta ki, Tongya’nın golü gelene kadar.
İkinci yarı Fenerbahçe galibiyet için bastırınca 6 defans oyuncuyla geriye yaslanan Gençlerbirliği, aradığı galibiyet golünü hızlı çıktığı atakta Oğulcan ile buldu.
Fenerbahçe son 30 dakikayı Gençlerbirliği ceza sahası içinde, önünde geçirdi diyebiliriz.
İşte bu aşamada yaptığı kurtarışlarla takımını ayakta tutan İrfan Can Eğribayat sahneye çıkıyor.
Bana göre sahanın oyuncusu İrfan Can Eğribayat’tır.
Son 60 dakika Fenerbahçe, Talisca, Vedat Muriç, Greenwood, (takımın yeni Mert Hakan’ı) Kerem Aktürkoğlu ile sağlı sollu saldırsalar da beraberliği yakalamadı.
Bu kadar sıkıntılar içinde yaşayan Gençlerbirliği’ni özellikle Metin Diyadin hocayı kutlamak gerek.
Şimdilik 3 puanla liderlik koltuğuna oturan Gençlerbirliği, gelecek hafta Pazar günü Göztepe deplasmanına çıkacak.
AHMET TEMÜRTÜRKAN




