Ankaragücü Yönetim Kurulu Üyesi Sebahattin Güngör, ”Ankaragücü’nün daha fazla zaman kaybetmeye, gereksiz inatlaşmalara ve kişisel ısrarlara tahammülü kalmamıştır. Kulübümüze görev ve sorumluluklarım çerçevesinde faydalı olamayacağımı düşündüğüm için, 21 Eylül 2026 tarihi itibarıyla MKE Ankaragücü Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliğimden istifa ediyorum.” açıklamasında bulundu.
Güngör, Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 50 yıllık, tribünlerden gelen bir Ankaragüçlü olduğunu belirterek, ”Bu kulübün asıl gücünün ve en büyük sahibinin, iyi günde de kötü günde de takımının yanında duran vefalı, cefakâr taraftarı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle taraftarın sesini, beklentilerini ve sahadaki gerçekleri görmezden gelmeden hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Futbolda elbette kararlar alınır, hocalar ve oyuncular eleştirilir, değişiklikler yapılır. ” ifadelerini kullandı.
Sebahattin Güngör’ün açıklaması şöyle:
”50 yıldır iyi günde, kötü günde tribünde; yeri geldiğinde sevincimizi, yeri geldiğinde hüznümüzü armamızla birlikte yaşadık. Canımdan çok sevdiğim Ankaragücü’ne, yılların tecrübe ve birikimimle katkı sunmak, kulübümüzün kurumsal bir yapıya kavuşmasına, mali disiplinin sağlanmasına ve yıllardır içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulmasına elimden geldiğince destek olmak amacıyla yönetimde görev aldım.
Ancak bugün gelinen noktada, bundan sonraki süreçte kulübümüze görev ve sorumluluklarım çerçevesinde faydalı olamayacağımı düşündüğüm için, 21 Eylül 2026 tarihi itibarıyla MKE Ankaragücü Spor Kulübü Yönetim Kurulu üyeliğimden istifa ediyorum.
Bu kararım bir Ankaragücü’ne veda değildir. Benim için istifa, sadece bir görevden ve makamdan ayrılmaktır. Ankaragücü sevdam ise tribünde başladığı günkü gibi ömrümün sonuna kadar devam edecektir.
Ben 50 yıldır tribünlerden gelen bir Ankaragüçlüyüm. Bu kulübün asıl gücünün ve en büyük sahibinin, iyi günde de kötü günde de takımının yanında duran vefalı, cefakâr taraftarı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle taraftarın sesini, beklentilerini ve sahadaki gerçekleri görmezden gelmeden hareket etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Futbolda elbette kararlar alınır, hocalar ve oyuncular eleştirilir, değişiklikler yapılır. Ancak Ankaragücü’nün daha fazla zaman kaybetmeye, gereksiz inatlaşmalara ve kişisel ısrarlara tahammülü kalmamıştır. Bu kulüp yıllardır ortak akıl ve istişare yerine inatlaşmaların bedelini ağır ödedi. Bugün yapılması gereken, herkesin kendi doğrusu üzerinde ısrar etmesi değil, Ankaragücü’nün ortak menfaatinde buluşulmasıdır. Sezonun henüz başındayken, taraftarın ve camianın beklentilerini dikkate alarak sportif konularda da gereken değerlendirmelerin zamanında yapılması gerektiğine inanıyorum.
Başkanlar, yöneticiler, teknik adamlar ve makamlar gelip geçer; arma, tarih ve Ankaragücü sevgisi baki kalır. Bundan sonra da bir taraftar olarak kulübümün yanında olmaya, imkânlarım ölçüsünde destek vermeye devam edeceğim.
Tek dileğim; Ankaragücü’nün ortak akıl, istişare, vefa ve güçlü bir kurumsal yapıyla ayağa kalkması, mali disiplinini sağlaması ve en kısa zamanda hak ettiği Süper Lig’e yeniden dönmesidir. Bu gerçekleştiğinde yaşayacağım sevinci hiçbir makamla kıyaslamam.
Başta büyük Ankaragücü camiamız olmak üzere, birlikte görev yaptığım tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyor, kararımı saygıyla duyuruyorum.
Ankaragücü’ne veda etmiyorum; sadece bir görevden ayrılıyorum.
Yaşasın Ankaragücü.”




