Süper Lig’in 30. haftasını da galibiyete hasret geçiren Gençlerbirliği, Galatasaray’a 2-1 yenilerek, “Ateş hattı”nı daha yakından hissetmeye başladı.
Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim.
Şampiyonluk yarışındaki lider Galatasaray’ı saha ve seyircisi önünde ağırlayan Gençlerbirliği, 65. dakikadan sonraki oyununu oynasın ligde kalır, hatta Türkiye Kupası’na bile ortak olabilir.
Gelelim karşılaşmaya…
Gençlerbirliği, 2. dakikada İcardi’nin golüne engel olamadı ve ilk 15 dakika kendine gelemedi, sahasından çıkamadı.
Derken, ilk golün asistini yapan Yunus, 35. dakikada Sara’nın pasını ceza sahası içinde rahatça gole çevirdi ve takımını 2-0 öne geçirdi.
Goller sonrası Gençlerbirliği taraftarları tezahüratlarla, yönetim ve Volkan Demirel’in istifasını istediler.
İkinci yarıda Galatasaray’ın bir golü ofsayt gerekçesiyle VAR’dan iptal edildi.
Bu andan itibaren Galatasaray oyunu soğutmaya yönelik işler yapınca Gençlerbirliği’nin yapılan değişikliklerle daha da canlandığını gördük.
Özellikle ilk yarıda ortada olmayan Gençlerbirliği, Metehan Mimaroğlu ve Traore değişikliği sonrası 65. dakikada Nyang’ın golüyle canlandı, umutlandı.
Sihirli bir el Galatasaray’ı durdurmuş, Gençlerbirliği’ni yürütmüş gibiydi.
İşlerin bozulduğunu gören Okan Buruk, 65. dakikadan sonra 5 değişiklik hakkını da kullandı ancak yine de Gençlerbirliği’nin tehlikeli ataklarını önlemekte zorlandı.
Gençlerli oyuncular “Yedek ciğerleri”ni de devreye sokarak sağlı sollu saldırdı ama etkisiz son vuruşlar ve panik sonucu değiştirmedi.
Bilir misiniz?
Eryaman Stadı’nda basın tribünü arkasındaki localar genellikle misafir takım yöneticileri ve yakınları için ayrılır.
Bugün de öyle oldu.
Karşılaşmanın son 20 dakikasında Gençlerbirliği baskıları arttıkça ve maç sonuna 6 dakika da eklenince başta Galatasaray 2. başkanı Metin Öztürk olmak üzere diğer yöneticilerin gerilmeleri, hakeme, “Hocam Allah aşkına bitir “ şeklinde yakarışlarını duyduk.
Dediğim gibi, bu takım kalan 4 maçında 65. dakikadan sonraki oyununu oynamalı.
Başka çare yok.
Maçın istatistiklerine bakacak olursak, Galatasaray topla oynama oranlarında yüzde 59’a 41 önde.
Galatasaray 4, Gençlerbirliği ise 2 korner kullanmış.
Galatasaray toplamda 10, Gençlerbirliği ise 9 şut çekmiş.
Öte yandan hatırı sayılabilecek rüzgarlı ve soğuk geceyi kendilerine ayrılan bölümü kapatan Galatasaray taraftarları ile 20 bin kişilik stadın geri kalanını dolduran Gençlerbirliği sevdalıları maç sonuna kadar gösterdikleri destek ile ısıttılar.
Bu arada takımların sahaya çıkarken taşıdıkları, “Kaybettiğimiz her çocuk kalbimizde açılan yaradır” pankartı ve maç öncesi hayatını kaybedenler için saygı duruşu da oldukça anlamlıydı.
Kulak arkası bilgi olsun.
Gençlerbirliği ile Galatasaray bugün 100. maça çıktılar. Önceki karşılaşmalarda Galatasaray 56, Gençlerbirliği ise 22 galibiyet elde etti.
Son 10 maçında galibiyet yüzü göremeyen Gençlerbirliği 22 Nisan günü Türkiye Kupası Çeyrek Final maçı için Galatasaray’a konuk olacak.
Gençlerbirliği, 26 Nisan günü de sahasında Kocaelispor’u ağırlayacak.
Yalnız maç sonu değerlendirmelerinde Volkan Demirel’in;
“ İkinci yarıdan memnunum ama yenilmek üzüyor. Memnun olanlar var, olmayanlar var”
Hanousek’in ;
“Artık bizim sahanın içinde bir şeyler yapmamız gerekiyor. Soyunma odasında konuşmakla olmadığını bugün de gördük” gibi değerlendirmelerinin bir an önce açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Belli ki sıkıntı su yüzüne çıkıyor.
AHMET TEMÜRTÜRKAN
.




