Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    viralspor
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • ANASAYFA
    • FUTBOL
    • BASKETBOL
    • VOLEYBOL
    • KİŞİSEL
    • YAZARLAR
    • TÜM SPORLAR
    • VİRALSPOR YOUTUBE
    viralspor
    Anasayfa » Blog » Gençlerbirliği’nde Sahada Bir Puan, Perde Arkasında Bin Soru!
    Futbol

    Gençlerbirliği’nde Sahada Bir Puan, Perde Arkasında Bin Soru!

    viralspor xviralspor x12 Ekim 2026
    Facebook Twitter WhatsApp

    Gençlerbirliği’nin Amedspor karşısında son anda kurtardığı bir puan, yalnızca sahada yaşananlarla değerlendirilecek bir sonuç değil.

    Sahadaki oyuna geleceğim ama asıl üzerinde durulması gereken, Metin Diyadin’in ayrılışı ve Bernd Storck’un gelişinin perde arkası.

    Önce futbolun hakkını verelim.

    Seçkince, Viralspor’daki “Gençlerbirliği’nde Storck’un Deneme Maçı” başlıklı yazısında, yeni hocanın ilk karşılaşmasını son derece dikkatli ve nitelikli bir teknik analizle değerlendirmiş.

    Dizilişi sayılarla anlatıp geçmek yerine, oyuncuların özellikleriyle verilen görevler arasındaki uyumu sorgulaması, analizini değerli kılıyor.

    İlk yarıda üçlü savunmanın önündeki merkez boşluğunu, savunma arkasına atılan toplarda yaşanan sıkıntıları ve kanat beklerinin bu sistemdeki yetersizliğini açık biçimde ortaya koyuyor.

    İkinci yarıda dörtlü savunmaya geçilmesi ve orta sahanın merkezinin güçlendirilmesiyle oyunun toparlandığını da gösteriyor.

    Tiago’nun alışık olduğu çizgi oyunundan uzaklaştırılmasına ilişkin tespiti de özellikle üzerinde durulması gereken bir ayrıntı.

    Maçın teknik tarafını anlamak isteyenlere Seçkince’nin yazısını okumalarını öneririm.

    Ben ise teknik direktör değişikliğinin nasıl gerçekleştiğiyle ilgileniyorum.

    Belli ki Arda Çakmak geçen sezonu unutmamış.

    En azından yaşanan süreç bende bu izlenimi bırakıyor.

    Sezon başındaki fikstür, bir teknik direktörü göndermek isteyen yönetim için bulunmaz fırsattı.

    İlk sekiz maçlık bölümde Fenerbahçe, Trabzonspor, Galatasaray ve Göztepe vardı.

    Ancak hesapta olmayan Fenerbahçe ve Göztepe galibiyetleri, Metin Diyadin’in görev süresini uzattı.

    Ardından üst üste sakatlıklar yaşandı.

    Diyadin’in tercihleri dışında yapıldığı belirtilen transferler de kadro tartışmalarını büyüttü.

    Yenilgiler peş peşe gelince, teknik direktör değişikliği için aranan ortam oluştu.

    Teknik direktörü göreve getirmek de görevden almak da yönetimlerin doğal karşılanması gereken tercihleridir.

    Doğal olmayan, bu tercihleri açık ve dürüst biçimde ortaya koymak yerine, perde arkasında hesaplar yapıp dolambaçlı yollara başvurmaktır.

    Tribünlere istifa sufleleri vermek, perde arkasından başka teknik direktör görüşmeler hoş işler değildir.

    Bu yüzden Gençlerbirliği’nde yaşananlar bana kendiliğinden gelişen bir süreçten çok, zemini hazırlanmış bir ayrılığı düşündürüyor.

    Metin Diyadin’i uzun uzun anlatmaya gerek yok.

    Kendi yerine adaylarla görüşüldüğünü duyan Diyadin’in nasıl bir tavır alacağını, onu tanıyan herkes tahmin eder.

    Böylesine açık yürütülen bir sürecin kulağına gitmesiyle istifası arasında belki birkaç gün, belki de yalnızca birkaç saat vardır.

    Sonrasında istifanın kabul edilmediğine ilişkin açıklamalar…

    Ardından bir anda Bernd Storck ile anlaşılması…

    Ve yeni hocanın hemen takımın başında maça çıkması…

    Ne kadar hızlı işleyen bir süreç!

    Yerli bir teknik direktör getirirsiniz, ligi de futbolcuları da tanıyabilir.

    Kadro tercihlerini bu bilgiyle açıklayabilirsiniz.

    Ancak yeni gelen yabancı bir teknik direktörün, iki sezondur lig maçlarında bir dakika bile süre bulamayan bir oyuncuyu hemen kullanması, insanı düşündürüyor.

    Bu tercih tek başına hiçbir şeyi kanıtlamaz.

    Ama gazeteciye soru sordurur.

    Ben de maç sonundaki basın toplantısında Storck’a Yiğit Arda’yı hangi bilgiye, hangi referansa dayanarak oyuna aldığını sordum.

    Sorunun amacı yalnızca bir oyuncu değişikliğini öğrenmek değildi.

    Yeni hocanın Gençlerbirliği ile ilk teması ne zaman kurmaya başladığını anlamaktı.

    Storck, yanıtında maç görüntülerini izlediğini, oyuncular hakkında fikir sahibi olduğunu ve yönetimle üç-dört gün önce görüştüğünü anlattı.

    Üstelik yönetimin kendisinden takımla ilgili yorumlarını istediğini de söyledi.

    Ben yine olumlu tarafından bakayım.

    Üç gün öncesini esas alırsak, Diyadin’in istifasının hemen sonrasına geliyoruz.

    Storck’un adı henüz kamuoyunda yokken görüşme yapılmış, takım değerlendirilmiş, oyuncular konuşulmuş olsun.

    Peki dört gün öncesi?

    O zaman Diyadin’in hâlâ takımın başında olduğu günlere gidiyoruz.

    Storck’un verdiği zaman aralığı, görüşmelerin istifadan önce başlamış olabileceği sorusunu doğuruyor.

    Kesin hüküm vermiyorum.

    Ancak bu sorunun yanıtını da “İstifasını kabul etmek istemedik” açıklamasında bulamıyorum.

    Konuyu daha fazla uzatmayacağım.

    Asıl mesele, bu soruları kimlerin sorduğu, kimlerin sormamayı tercih ettiği.

    Batıda gazeteciliğin denetleyici rolünü anlatmak için “watchdog” ifadesi kullanılır.

    Kamu yararı adına güç sahiplerini izleyen, açıklamalarını sorgulayan, çelişkileri ve yanlışları ortaya çıkaran gazetecilikten söz edilir.

    Gençlerbirliği çevresinde de bir watchdog var.

    Fakat benim gördüğüm, yönetimi denetlemekten çok yönetimin açıklamalarını savunmayı tercih ettiği.

    Soruları çoğaltacağı yerde cevapların üzerini kapatıyor.

    Çelişkileri göstereceği yerde onları makul göstermeye çalışıyor.

    Böyle olunca da ortaya gazeteciliğin denetleyici rolü değil, yönetimin arkasını toplama çabası çıkıyor.

    O da onun tercihi.

    Ama Gençlerbirliği’ni sevmek, Gençlerbirliği yönetiminin her yaptığını savunmayı gerektirmez.

    Kulübün çıkarı ile yöneticilerin çıkarı her zaman aynı değildir.

    Gazetecinin görevi de tam bu ayrımda başlar.

    Bu camiada ise bazı tercihlere bakınca insanın aklına Cem Yılmaz’ın o meşhur sözü geliyor:

    Tamamen “duygusal”…

    Ben kimsenin duygusunu ölçemem.

    Yalnızca yazılanlara, sorulanlara ve ısrarla sorulmayanlara bakarım.

    METİNER ERDEM

    Previous ArticleGençlerbirliği Pes Etmedi
    viralspor x
    • Website

    Related Posts

    Gençlerbirliği Pes Etmedi

    10 Ekim 2026

    Gençlerbirliği’nde Storck’un Deneme Maçı

    10 Ekim 2026

    Gençlerbirliği İkinci Yarıdaki Oyunuyla 1 Puanı Aldı

    10 Ekim 2026

    Bernd Storck: Mücadele En Az Bir Puanı Hak Ediyordu

    10 Ekim 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Gençlerbirliği’nde Sahada Bir Puan, Perde Arkasında Bin Soru!

    12 Ekim 2026

    Gençlerbirliği Pes Etmedi

    10 Ekim 2026

    Gençlerbirliği’nde Storck’un Deneme Maçı

    10 Ekim 2026

    Gençlerbirliği İkinci Yarıdaki Oyunuyla 1 Puanı Aldı

    10 Ekim 2026

    Bernd Storck: Mücadele En Az Bir Puanı Hak Ediyordu

    10 Ekim 2026
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • HAKKIMIZDA
    • KÜNYE
    • İLETİŞİM
    © 2026 viralspor

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.