Gençlerbirliği ile ikinci maçına çıkan Bernd Storck için ilk gerçek sınav ligin en güçlü ekiplerinden Galatasaray karşısında oldu.
Hocanın ilk iki maç için iyi performans gösterdiğini söylemek mümkün.
Geçen hafta hocanın deneme haftası olduğunu ve yaptığı bazı denemelerin de korkutucu olduğunu yazmıştım.
Bu maçta daha ne oynadığını bilen bir takım gördüm sahada, geçen haftaki acabalar bu hafta daha pozitife döndü diyebiliriz.
Bernd Hoca, gelmeden hakkında okuduklarımıza paralel olarak, belli ki bir sistem hocası.
Geldiği ilk maçtan itibaren Martor, Yiğit Hamza, Göktuğ Erdem gibi pek fazla forma şansı bulamayan futbolcuları rotasyona kullanıyor.
Yani hoca oyuncu profiline bakıyor, takımda kendi sistemine uyabilecek profildeki oyuncuları isimlere ve yaşlara bakmadan sahaya sürebiliyor.
Uzun vadede kendi sistemini iyi oturtup oyunculara kabul ettirebilirse Gençlerbirliği’ni ateş hattından uzak tutar.
Galatasaray’ın yorgunluğu ve zeminin ağırlığı da maçı fazlasıyla etkilese de Gençlerbirliği’ni geçen haftalara göre çok daha kompakt gördüm.
Başkent ekibi bu kompakt oyunu devam ettirmeli ve bloklar arasını iyi savunmalı.
Böyle yapabildiği her maçta en az 1 puana talip olacaktır.
Bu maçta da galibiyeti getirebilecek bir çok pozisyon bulundu, ama çok acemice harcandı.
Galatasaray bu kadar yorgunken ve zemin bu haldeyken bulunmuş pozisyonlar gol olup bugün sahadan puanla ayrılmak gerekiyordu.
Herkesin kağıt üstünde 0 puan yazacağı bir maçta bu pozisyonları bulup golleri yapamamak dramatik oldu diyebiliriz.
Gençlerbirliği’nin genel olarak çok kötü bir kadrosu olduğunu düşünmemekle birlikte hücum hattı ne yazık ki yeterli kaliteyi gösteremedi bugün.
Tiago’nun kale önünde yapamadığı gol maçın kırılma anıydı diyebiliriz, oraya geldikten sonra o golü yapabilecek teknik kapasiteye sahip bir oyuncuydu.
Ama ne yazık ki olmadı. Pedro Mendes de pozisyonlar gelmesine rağmen siftahını yapamadı.
Orakpo’nun sürelerinin biraz daha artması daha faydalı olabilir.
Prince Martor’un da sürelerinin artması gerekiyor bence, as kadroda kanatlarda teknik olarak iyi oyuncular olsa da bir hız problemi var gibi gözüküyor.
Rafel Luis de kaliteli bir futbolcu olsa da, sanki vadettiğinden daha azını verebiliyor sahada.
Oğulcan ve Koita’nın da takıma eklemlenmesi ile daha alternatifli bir ön alan kurgusunun oluşması hücum aksiyonlarını daha olumlu seyrettirecektir ilerleyen haftalarda.
Ama özellikle böyle maçlarda bulduğunu pozisyonları değerlendireceksiniz.
Değerlendiremezseniz öyle böyle kalenizde golü görürsünüz.
Ligin en fazla gol kurtaran kalecilerinden olan İrfancan’ın yaptığı hatayla puan kaybedildi ama buraya gelene kadar puan ya da puanları alacak aksiyonları bitirmek gerekir.
Bundan sonra iki tane kritik maç olacak, dişe göre rakipler karşısında takımın ne yapacağı önemli.
Bu maç her ne kadar yenilgi ile bitmiş olsa da, oyun ümit verdi.
Önümüzdeki iki hedef maçta daha az hata yapıp puanları alacak aksiyonları sahaya yansıtmak gerekiyor.
Bu kompakt oyuna devam edip önce takım savunmasını doğru yapıp, blokların arasını fazla açmamak gerekiyor.
Bugün Abdurrahim olmadan yapılan üçlü savunma etkiliydi.
Gençlerbirliği için geçen hafta üçlü savunma noktasında soru işaretlerim olsa da, bu şekildeki bir üçlü ile iş yapılabileceğini düşünmekteyim bu maç itibariyle.
Bu hafta şanssız bir mağlubiyet olsa da, haftaya kritik Konyaspor deplasmanına umutlu bir şekilde gidecektir Başkent ekibi.
SEÇKİNCE




