Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    viralspor
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • ANASAYFA
    • FUTBOL
    • BASKETBOL
    • VOLEYBOL
    • KİŞİSEL
    • YAZARLAR
    • TÜM SPORLAR
    • VİRALSPOR YOUTUBE
    viralspor
    Anasayfa » Blog » Yeter Artık İlhami Başkan, Kongreye Git, Güvenoyu Al! 
    Futbol

    Yeter Artık İlhami Başkan, Kongreye Git, Güvenoyu Al! 

    viralspor xviralspor x8 Kasım 2026
    Facebook Twitter WhatsApp

    Ankaragücü, kendi sahasında Kahramanmaraş İstiklalspor’a 3-1 mağlup oldu. 

    Maç öncesi spor yazarı arkadaşlarla sohbet ederken karşılaşmanın zor geçeceğini, Ankaragücü’nün kazanmasının kolay olmadığını söyledim. 

    Rakibin kadrosu çok mu iyi? 

    Elbette değil. 

    Ama başında Mehmet Altıparmak var. 

    Alt liglerin kurdu… 

    Ankaragücü’nü analiz etmiş, zaaflarını belirlemiş, nasıl kazanacağına ilişkin bir plan hazırlamıştır diye düşündüm. 

    Karşısında ise Ankaragücü’nden önceki teknik direktörlük deneyimi yalnızca üç ay olan Recep Karatepe… 

    Geçen sezon kritik maçlarda kaybettiği puanlarla play-off fırsatını kaçıran, bu sezon şampiyonluk, en kötü ihtimalle play-off hedefiyle başladığı takımı düşme hattının kıyısına getiren bir teknik direktör. 

    Haftalardır aynı şeyi izliyoruz: 

    Futbolcular bireysel becerileriyle bir şeyler yapabilirse puan geliyor.  

    Rakip planı bozduğunda ise kenardan oyunun akışını değiştirecek bir müdahale bekliyoruz. 

    Beklediğimizle kalıyoruz. 

    Rakip daha iyi başlamasına rağmen Ankaragücü henüz sekizinci dakikada öne geçti. 

    Mervan’ın ikinci bölgede kazandığı topla başlayan atakta Mesut Emre Kesik asist yaptı, Enes Tepecik golü attı. 

    Golün ardından özellikle rakip teknik direktöre ve futbolcularına baktım. 

    Panik yoktu. 

    Telaş yoktu. 

    Karşılarında öne geçtiği maçları bitirmekte zorlanan bir Ankaragücü bulunduğunu biliyorlardı. 

    Daha iki hafta önce aynı sahada 1461 Trabzon karşısında 2-0’ı koruyamamış bir takım… 

    Buna rağmen Atakan Güner ile ikinci gol fırsatı da yakalandı. 

    Olmadı. 

    Ardından 23. dakikada Mervan Yusuf Yiğit kırmızı kart gördü. 

    Tribünlerdeki hava bir anda değişti.  

    Daha maçın başlarında, insanların aklına “Nasıl kazanırız?” yerine “Ne zaman gol yeriz?” sorusu yerleşti. 

    Bir takımın taraftarına verdiği güven bu kadar mı azalır? 

    Öğrendiğim kadarıyla Mervan, kendisine yapılan faulün verilmemesine tepki gösterirken dördüncü hakeme “Fuck off”un Türkçesini söylemiş. 

    Ardından penaltı kararı geldi. 

    Tribünden bakarken hakemin o teması nasıl gördüğüne şaşırdım.  

    Şimdi bu yazının büyük bölümünü Mervan’a ayırmam, yaptığı hareket nedeniyle onu acımasızca eleştirmem beklenebilir. 

    Eleştiriyorum da… 

    Böyle kırmızı kart görülmez. 

    Ama bir oyuncunun hatasını konuşurken iki sezondur takım adına yaptıklarını silemeyiz. 

    Bir düşünün… 

    Osimhen benzer biçimde kırmızı kart görse, Galatasaray taraftarı ve medyası onun bütün katkılarını bir anda yok sayabilir mi? 

    Benim gözümde Mervan da bu takımın Osimhen’i. 

    Ankaragücü’nün hücumdaki en önemli dayanağı, sıkıştığında gözünü çevirdiği oyuncusu. 

    Süper Lig’den dahi teklifler bulunmasına rağmen burada kalmayı tercih ettiği bilgisine sahibim. 

    Geçen sezon play-off yarışında kalınmasında da bu sezon alınan birçok puanda da onun büyük payı var. 

    Bu katkı, yaptığı yanlışı ortadan kaldırmaz, yanlışı da bütün emeğini değersizleştirmez. 

    Asıl üzerinde durulması gereken, futbolcuların zihinsel olarak ne kadar hazır oldukları. 

    İtirazla hakkını aramak ile kontrolünü kaybederek takımını eksik bırakmak arasındaki çizgiyi koruyamıyorlar.  

    Sahadaki gerginliği yönetecek, oyuncuyu sakinleştirecek bir otorite de göremiyoruz. 

    Takımı maça hazırlamak yalnızca koşu yaptırmak, kadroyu tahtaya yazmak değildir. 

    Baskı altında nasıl davranacağını öğretmek de teknik heyetin sorumluluğudur. 

    Maç bitiyor, taraftar doğal olarak isyanda. 

    Basın toplantısı odasına gidiyoruz. 

    Bugüne kadar ayaküstü röportajları amatör bir görüntü olarak değerlendiren, Ankaragücü’ne yakışmadığını söyleyen Sayın Recep Karatepe, bu kez basın toplantısı odası yerine amatörlüğü, ayaküstü açıklamayı tercih ediyor. 

    Hakemi suçlayıp gidiyor. 

    Sonrasında bana aktarılanlara göre Başkan İlhami Alparslan futbolcuları yemekhane gibi  bir yerde topluyor.  

    Teknik direktör ve ekibi toplantıya alınmıyor. 

    Başkan, oyunculara hocayla aralarında sorun bulunup bulunmadığını soruyor. 

    Kaptan Mahmut Tekdemir de sorunun hocadan değil, sakatlıkların çokluğundan kaynaklandığını söylüyor. 

    Başkan ayrıldıktan sonra bazı futbolcuların kaptanın bu değerlendirmesine tepki gösterdiği de aktarılanlar arasında. 

    Toplantı anlatıldığı gibi gerçekleştiyse, baştan sona yanlış bir yöntemle karşı karşıyayız. 

    Başkan, futbolcudan nasıl bir cevap bekliyorsun? 

    “Hoca bizi yeterince hazırlayamıyor, taktik çözüm üretemiyor, değişikliklerde geç kalıyor” demesini mi? 

    Oyuncu biliyor ki teknik direktörle gereğinden fazla yakın bir ilişkin var.  

    Hoca görevde kalırsa söylediği sözün yarın karşısına çıkabileceğini düşünüyor. 

    Üstelik futbol dünyası küçük, yarın başka bir kulüpte yollarının yeniden kesişmesi mümkün. 

    Böyle bir ortamda alınacak cevapla teknik direktör değerlendirmesi yapılır mı? 

    Kararı sen vereceksin Başkan. 

    Kulüpte kurumsallık olmadığını söylediğimde bana, “Bu kulübün başkanı da teknik direktörü de basın sözcüsü de sportif direktörü de benim, buna alışacaksınız” demedin mi? 

    Bu kadar görevi kendinde topluyorsan teknik direktörün başarılı olup olmadığına da sen karar vereceksin. 

    Sorumluluğu futbolcuların vereceği cevaba bırakamazsın. 

    Oyuncuyla hocayı karşı karşıya getiremezsin. 

    Teknik direktörün de kendisinin dışarıda tutulduğu böyle bir toplantının mesleki otoritesi açısından ne anlama geldiğini düşünmesi gerekir. 

    Hocanın her hafta bir gerekçesi var. 

    Son haftaların gerekçesi sakatlıklar. 

    Son bir iki ayda 15 futbolcunun kas sakatlığı yaşadığı söyleniyor.  

    Bu sayı doğruysa ortada yalnızca “şanssızlık” denilerek geçiştirilemeyecek bir durum var. 

    Sezon başı kampı, antrenman yükleri, dinlenme süreleri, tedavi ve sahaya dönüş süreçleri incelenmeli. 

    Ben hazırlık döneminin yeterliliğini haftalardır sorguluyorum.  

    Ancak sakatlıkların nedenini kesinleştirecek olan, yapılacak bilimsel değerlendirmedir. 

    Yönetimin görevi de bu değerlendirmeyi yaptırmak, sonuçlarına göre sorumluluk almaktır. 

    Sakatlıkları her hafta mazeret olarak dinleyip aynı düzeni sürdürmek değil. 

    Maalesef Ankaragücü’nün çivisi çıktı. 

    Nereden tutsanız elinizde kalıyor. 

    Gecekondu’yu karşıma alma pahasına Başkan İlhami Alparslan’a destek verdim, istifa tezahüratlarına tepki gösterdim. 

    Yönetimin zamana ve desteğe ihtiyacı olduğunu düşündüm. 

    Bugün geldiğimiz noktada kendi payıma da konuşuyorum: 

    Yanlış değerlendirmişim. 

    Destek vermek, yanlışları gördükten sonra susmayı gerektirmez. 

    Benim önceliğim herhangi bir başkanın koltuğu değil, Ankaragücü’dür. 

    Sevgili Başkan, 

    Hiçbir şekilde olağanüstü genel kurul kararı almayacağını bana söylemiştin. 

    O günkü koşullarda sana hak vermiştim. 

    Ama bugün koşullar değişti. 

    Sahadaki sonuçlar ortada, camianın güveni aşınıyor, FIFA dosyalarının durumu, borçların boyutu ve transfer yasağının nasıl kaldırılacağı konusunda kamuoyunu tatmin edecek açıklamalar yapılmıyor. 

    İnsanlardan destek istiyorsan önlerine açık bir tablo koyacaksın. 

    Hangi dosyada ne kadar borç var? 

    Hangisi ödendi, hangisi bekliyor? 

    Verilen sözlerin hangisi, ne zaman yerine getirilecek? 

    Bunlar Ankaragücü’nün geleceğini belirleyen sorular. 

    Gelin, olağanüstü genel kurul kararı alın. 

    Kongrenin karşısına çıkın, yaptıklarınızı ve yapamadıklarınızı anlatın. 

    Güvenoyu isteyin. 

    “Hodri meydan” deyin. 

    Borçları ödeyecek, transfer yasağını kaldıracak, kulübü bulunduğu yerden çıkaracak inandırıcı bir aday varsa projelerini ortaya koysun. 

    Sizin de bu konularda sözleriniz vardı. 

    Camia verilen sözlerle ortaya çıkan sonuçları birlikte değerlendirsin. 

    Delegeler yeniden size görev verirse yönetiminizi yenileyin.  

    Güveneceğiniz, sorumluluk paylaşacağınız, kulübe katkı sunacak isimlerle yola devam edin. 

    Her işi tek başınıza yapmaya çalışmanın Ankaragücü’nü getirdiği yer ortada. 

    Bu kulübün ortak akla, hesap verebilir bir yönetime ve sahada ne yaptığını bilen bir teknik heyete ihtiyacı var. 

    Taraftarın sabrını biraz daha zaman kazanmanın aracı olarak görmeyin. 

    Her kaybedilen hafta, Ankaragücü’nün geleceğinden götürüyor. 

    Yeter artık İlhami Başkan… 

    Ankaragücü’nün yarınları için bu sorumluluğu üstlen. 

    METİNER ERDEM 

    Previous ArticleBaşkan İlhami Alparslan’ın Bir Grup Yönetici ile Yaptığı Toplantıdan Bir Karar Çıktı mı?
    viralspor x
    • Website

    Related Posts

    Başkan İlhami Alparslan’ın Bir Grup Yönetici ile Yaptığı Toplantıdan Bir Karar Çıktı mı?

    7 Kasım 2026

    Recep Karatepe Hakeme Yüklendi

    7 Kasım 2026

    Ankaragücü Darmadağın

    7 Kasım 2026

    Ankaragücü Evinde Farklı Mağlup Oldu

    7 Kasım 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Yeter Artık İlhami Başkan, Kongreye Git, Güvenoyu Al! 

    8 Kasım 2026

    Başkan İlhami Alparslan’ın Bir Grup Yönetici ile Yaptığı Toplantıdan Bir Karar Çıktı mı?

    7 Kasım 2026

    Recep Karatepe Hakeme Yüklendi

    7 Kasım 2026

    Ankaragücü Darmadağın

    7 Kasım 2026

    Ankaragücü Evinde Farklı Mağlup Oldu

    7 Kasım 2026
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube
    • HAKKIMIZDA
    • KÜNYE
    • İLETİŞİM
    © 2026 viralspor

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.