in

BeğenmedimBeğenmedim BeğendimBeğendim GüldümGüldüm ŞaşırtıcıŞaşırtıcı HarikaHarika

Ankaragücü Lale Devri Yaşıyor Ya Gençlerbirliği…

Ankara’da dün iki ayrı etkinlik vardı.

Öğle saatlerinde TSYD Kupası maçı için bir etkinlik düzenlendi, akşam saatlerinde de Ankaragücü’nün yeni transferlerinin toplu imza töreni yapıldı.

TSYD Kupası etkinliğinde Basın Sözcüsü Hüseyin Aytekin mütevazılık yaparak, “Kupa’nın galibi şimdiden belli, Ankara futbolu” ifadesini kullandı.

Bu cümleyi duyunca istem dışı gülümsedim.

Bu maçın kazananı kesinlikle Ankara futbolu olmayacak.

Tam tersine, Ankara futbolunun bir kez daha ne hallere düştüğünün gözler önüne serileceği bir maç olacak.

Ortada bir kupa, kupanın bir tarafında kadrosunu dünya yıldızlarıyla güçlendirmiş, dev sponsorlarıyla adeta Lale Devri’ni yaşayan bolluk içindeki Ankaragücü var.

Diğer tarafta ise geçen sezon TFF 1. Lig’de küme düşmekten son anda kurtulmuş, o kadronun bile neredeyse yarısını kaybetmiş, transfer yasağı dolayısıyla topu topu 12-13 oyuncuyla sezona başlayacak, hazırlık maçlarında tek gol bile atamamış, tek bir sponsoru olmayan Gençlerbirliği.

100’üncü yılını kutlayacakları bir sezon öncesi yaşadıkları ne kadar acı değil mi?

Ayrıca Ankaragücü’nün 10 yıl önce yaşadıklarıyla ne kadar da örtüşüyor, bugün Gençlerbirliği’nin sahipsizliği.

Ankaragücü taraftarı sayesinde o karanlıktan dönüş yaptı, Gençlerbiliği’ne geri dönüş yaptıracak taraftarı da yok ki.

55 yıldır düzenlenen kupanın sahibi ilk kez çok net belli.

Ankaragücü bu kupayı müzesine götürmesine götürecektir de umarım Sarı Lacivertli yıldızlar, Beştepe’deki komşusunu utandıracak bir skorun peşine düşmezler.

Bu arada, TSYD’nin haksız yere suçlandığı bir konuya da açıklık getirmek istiyorum.

Ankaragücü alt liglerde oynarken, bu turnuvaya alınmıyordu, şimdi Gençlerbirliği neden alınıyor diye haklı bir serzeniş var.

TSYD Ankara Şubesi, 180 üyesine hizmet götürmek, personellerine maaş ödemek zorunda olan bir dernek.

En önemli gelir kaynağı da TSYD Turnuvası’ndan gelecek para.

Eskiden İddaa bu tür turnuvalarda her maç için 70-80 bin TL gibi çok ciddi isim hakları öderdi.

Turnuvada 4 maç oynanır, kulüpler İddaa’dan gelen paraları TSYD’ye bağışlardı.

İddaa’nın tek şartı, turnuvalara denk takımların katılmasıydı, alt lig takımlarının Süper lig takımlarıyla aynı turnuvaya katılması halinde maçlar İddaa programına alınmazdı.

3 sezon önce İddaa, özel turnuvalarda kulüplere ödediği isim hakkını 8-10 bin liralara düşürdü, alt lig /üst lig şartını da kaldırdı.

Hal böyle olunca turnuvanın İddaa programına alınmasının bir önemi kalmadı.

TSYD Ankara Şubesi de Süper Lig’deki Ankaragücü ile TFF 1. Lig’deki Gençlerbirliği arasında kupa maçı organize etme kararı aldı.

Yoksa, biliyorsunuz uzunca süredir TSYD Ankara Şubesi’nde Alper Bakırcıgil başkan ve yönetici olarak görev yaptı.

Onun gibi bir Ankaragüçlü’nün başkanlığını yaptığı TSYD’nin Ankaragücü’ne yanlış yapması mümkün mü?

Öğle etkinliğini karmaşık duygular içinde izledikten sonra, akşam Eryaman Stadı’na yeni transferleri kanlı canlı olarak görmeye gittik.

Başkan Faruk Koca’nın bir sözü oldu etkinlikte.

“2,5 yıldır bu kulüple iç içeyim, hazırlık maçlarını izledikten sonra ilk kez bu kadar umutlandım” dedi.

Malatya maçını saymıyorum, diğer 2 maçı da Ankaragücü geriden gelip ancak berabere bitirdi.

Takım maç kazanamıyorken tüm maçları canlı izleyen başkanın bu öngörüsünü önemsiyorum.

Hazırlık maçlarında skor önemli değildir.

Önemli olan takım olabilmek.

Umarım yanılmıyordur, yıldızlar topluluğu bu oyuncular bir “takım” olmayı başarır, Ankaragücü’nü zirve için mücadele ederken izleriz.

İmza töreninde muhteşem görüntüler vardı.

Taraftar ile yeni transferler gerçek anlamda bütünleştiler.

Sadece futbolcularla da değil, aileleri ile de.

Jese Rodrigues’in eşi ile taraftar arasındaki etkileşim olağanüstü güzeldi.

Taraftara üçlü çektiren Jese de taraftarla karşılıklı Sarı-Lacivert tezahüratı yapan eşi Aurah da 40 yıllık Ankaragüçlü gibiydi.

MKE Genel Müdürü Yasin Akdere’nin konuşması, verdiği mesajlar çok ama çok önemliydi.

MKE’nin eskiden olduğu gibi Ankaragücü’nü tam anlamıyla sahipleneceğinin müjdesini aldım ben o iki dakikalık konuşmadan.

Etkinlik, Ankaragücü açısından hem bir güç gösterisi hem de İmalat-ı Harbiye ruhunun geri dönüşü oldu.

Sarı Lacivertli takımla yeni tanışan futbolcular da ününü duydukları taraftarla ilk kez göz göze geldiler;

anlatılanların ne kadar gerçek olduğunu gözleriyle görmüş oldular.

Dün Ankaragücü’nün bu sezonki forma göğüs sponsorunun belediye şirketi Portaş olduğunu öğrendik.

Ana sponsorlar ise MKE ile Başkan Vekili İsmail Mert Fırat (Velüx/Natura Vadi), Başkan Yardımcısı Cantürk Alagöz (Alagöz Holding) ve Başkan Yardımcısı Yusuf Buğra Tanık (Nata Holding) olarak tanıtıldı.

Bana gelen rakamlara göre iyi para vermişler Ankaragücü’ne.

Başkan Faruk Koca’nın 19 Mayıs Stadı ile ilgili sözleri de kongrede yaşananların telafisi oldu.

Gecenin tek eksiği Teknik Direktör Mustafa Dalcı ile Sportif Direktör Emre Yıldız’ın sahnede yer almamasıydı.

Bu kadro, sevabıyla günahıyla onların eseri.

Bu kadro başarılı olmazsa, hesabı onlardan sorulacak, diyeti onlar ödeyecek.

Ama madem bu kadro, taraftarda karşılık buldu, dün o muhteşem etkinlikte onlar da yer almalı, taraftarla bütünleşmeliydiler.

Dünkü etkinlikte Başkan Faruk Koca’dan beklenen stoper ve yerli önlibero transferiyle ilgili müjde bekliyorduk.

O ise olan değil de gerçekleşmeyen transferi duyurdu.

Bordeaux küme düşseymiş 34 yaşındaki stoper Paul Baysse’yi getireceklermiş.

Sevgili Başkan, sezon başlamadan, canlı olarak “resmi maçını” izlemeden hiçbir transfer hakkında olumlu olumsuz yorum yapmamaya çalışıyorum.

Ama görünen köy kılavuz istemez, bu takımın kaleci ve defans ile ilgili sorunlar yaşayacağı çok açık.

Hal böyleyken, forvete yıldız isimler transfer edip, defans için sırf transfer yapmış gözükmek için oyuncu alındığı izlenimi hakim.

Keşke o denge tutturulabilseydi.

Hala da aynı hatalar sürdürülecekmiş gibi görünüyor.

Baysee de yaşı icabı bu kadro için yetersiz olurdu.

Beklentileri siz yükselttiniz, şimdi de beklentilere cevap vermek zorunda olan sizsiniz.

Son olarak ben de dile getirdim, sosyal medyada hala bu konuda paylaşım yapanlar var.

Kupa Anıtkabir’e gidecek mi gitmeyecek mi?

En sıradan sorulara bile anında cevap verilirken, bu konudaki sessizlik niye?

METİNER ERDEM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fenerbahçe’den Şampiyonlar Ligi’ne Erken Veda

Süper Lig 1 ve 2. Hafta Programında Değişiklik