Lige çok hızlı başlayan Gençlerbirliği için geçen hafta Erzurumspor karşısında alınan beraberlik, başlangıçta yukarı yönelen grafiğin durması anlamına gelmişti.
Bu hafta ise grafik aşağıya döndü.
Trabzonspor’un içinde bulunduğu çalkantılı süreç nedeniyle Gençlerbirliği cephesinde sosyal medyada iddialı tahminler yapanlar vardı.
Ancak iki takımın kadroları arasında büyük bir kalite farkı bulunuyordu.
Üstelik bu karşılaşma, teknik direktör değişikliğinin ardından Trabzonspor oyuncuları açısından bir reaksiyon maçı niteliği taşıyordu.
Bu nedenle benim galibiyet konusunda çok fazla ümidim yoktu.
Yine de alınan farklı mağlubiyet üzücü oldu.
Bu karşılaşmanın Gençlerbirliği açısından çok fazla ölçü kabul edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.
Sezon planlaması yapılırken Trabzon deplasmanına sıfır puan yazılması zaten şaşırtıcı bir tercih olmazdı.
Gençlerbirliği’nin önümüzdeki süreçte asıl hedef maçlarına odaklanması gerekiyor.
Maçı değerlendirmek gerekirse, her şey Gençlerbirliği adına çok erken bitti.
Karşılaşmanın ardından Metin Hoca’nın yaptığı açıklamalara katılıyorum.
Trabzonspor, şartlar ne olursa olsun Gençlerbirliği’ni yenebilirdi.
Ancak hakem, maçın fişini çok erken çekti.
İlk gol öncesindeki faulün atlanması ve ardından verilen penaltı, oyunun daha başında Gençlerbirliği’nin direncini kırdı.
Ortaya tam da Trabzonspor’un istediği senaryo çıktı.
Sezona çok kötü başlayan Onuachu için bu karşılaşma adeta yeniden doğuş maçı oldu.
Aral Şimşir de kendisinden beklenen performansı bu maçta gösterdi.
Trabzonspor’un etkili oyunu ve ilk yarıda gelen üç golle karşılaşma zaten bitmişti.
Ben ise yeni transferleri biraz olsun izleyebilmek için televizyon karşısında kalmaya devam ettim.
Transfer döneminin son günlerinde yaşanan Zuzek sürecini de açıkçası pek anlayamadım.
Farklı yenilginin bir numaralı sorumlusu savunma tandemi oldu.
İlerleyen haftalarda Thalisson’un form tutması ve Metehan’ın takıma katılmasıyla savunmada belirli bir düzelme sağlanacağını düşünüyorum.
Buna rağmen Zuzek’in transfer döneminin son günlerinde gönderilmesinin hata olduğu kanaatindeyim.
Farklı yenilginin ikinci önemli nedeni ise kesinlikle beklerin performansıydı.
Rodrigues’in bir an önce iyileşerek takıma dönmesi gerekiyor.
Çünkü bu bölgenin Fıratcan ve Abdürrahim ile yeterli seviyeye ulaşması pek mümkün görünmüyor.
Yeni transferler açısından bu maç sağlıklı bir ölçü olmasa da küçük bir değerlendirme yapabiliriz.
Pedro Mendes’i beğendiğimi söyleyebilirim.
Benim tahminim, Mendes’in takıma fayda sağlayacağı ancak taraftarın çok fazla takdir etmeyeceği bir oyuncu olacağı yönünde.
Mücadeleci ve çalışkan bir oyuncu profili çiziyor.
Ancak rakip üzerinde yeterli baskıyı kuramadığı maçlarda taraftara saç baş da yoldurabilir.
Orakpo’yu çok kısa süre izleyebildik.
Onunla ilgili değerlendirmelerimi önümüzdeki haftalara bırakacağım.
Rafael Luis ise benim için şimdilik kapalı kutu bir transfer.
Bu maçta da kendisini pek iyi görmedim.
Ancak takım tamamen dağılmışken oyuna girdiği için hakkında kesin bir yargıya varmanın yanlış olacağını düşünüyorum.
Bunların dışında Diabate’yi bu hafta da çok beğendim.
Özellikle hücumda yapmaya çalıştıkları olumlu anlamda göze çarptı.
Bu performansı maç istatistiklerine de yansıdı.
Sonuç olarak bu yenilgi moral bozucu olsa da enseyi karartmanın zamanı değil.
Trabzonspor deplasmanından gerekli dersleri çıkarıp Gençlerbirliği’nin gerçek hedefi olan maçlara hazırlanmak gerekiyor.
SEÇKİNCE




