in ,

Şahsiyetsiz Fırlama! / ARTUN TALAY

Erdoğan Dulda ve atletleri tanımışsın ama yanlış tanımışsın.

Onu yarış meraklısı sanarak yanılıyorsun.

Erdoğan Dulda iki aylık evliyken eşiyle evden çıktı.

Erdoğan Dulda yarışacaktı eşi de atletizm yarışlarını seyredecekti.

Sonra lokantaya gidecekler ve daha sonra da tiyatroya.

Eşi beyaz tayyör, Erdoğan Dulda da açık renkli takım giymişti.

Otobüs durağına giderlerken yolun kenarındaki benzinlikte patlama ve parlama olur.

Benzinlik çalışanları ve müşteriler kaçarken, Erdoğan Dulda eşine ‘Burada dur ve bir yere ayrılma.’ der ve kendisi koşarak benzinliğe, yanan pompa görevlisine doğru koşar.

Hemen yangın için her benzinlikte bulunan su ve kum kovalarının yanına gider. Kendi üstüne baştan aşağı bir kova suyu boşaltır, sonra yanan pompacının üstüne iki kova kum döker. Benzinliğin yanında yeni bir inşaat vardır.

İnşaat işçileri ‘buraya getir’ diye bağırırlar.

Erdoğan Dulda yanan adamı yarım söndürebilmiştir. 

Adamın kolundan tutar ve işçilere doğru koşarlar. 

İnşaat işçileri havuz kazmışlar ama içine henüz kireç atmamışlardır. 

Bel hizasına kadar suyla doldurmuş olduklarından çağırmışlardır. 

Erdoğan Dulda yanan pompacıyı havuzun içine iter, adamın arkasından kendisi de havuza atlar ve yanmaya devam eden adamı defalarca suya batırır çıkarır. 

İşçilerin yardımıyla havuzdan çıkarlar. 

Eşi de havuzun başına gelmiştir, eve dönerler. 

Eşi Erdoğan Dulda’nın koluna girdiğinden onun da giysisi perişan olmuştur. Giysileri çöpe atarlar. Yarışa gidemezler, Erdoğan Dulda böylece yarışı kaçırır. 

Haliyle programlarında olan lokanta ve tiyatro keyfi de gerçekleşmez. 

Biletleri yanar. 

Bir buçuk ay sonra yanan adam Erdoğan Dulda ve eşine yanına eşini ve çocuklarını alarak teşekküre gelir. 

İşte yarış meraklısı dediğin adam bu. 

Dedim ya onu yanlış tanımışsın. 

Ama ben seni tanıyorum. 

Fırlama hürriyeti, insan hakları arasında yer almış en temel hürriyetlerden biridir. 

Ona daima sahip çıkmalı ve daha yükseklere fırlamalısın. 

Maç seyrederken oturduğun koltuğu bir füze rampası olarak kullanmana hayranım. 

Üstelik ‘goool’ ve ‘heey’ diye fırlarken havada alkışlıyor olman ve aynı anda iki işi yapabildiğini göstermeni çok takdir ediyorum.

Maçta fırlama özelliğin bir tarafa, seni esas farklı kılan ve daha çok sevdiren ne biliyor musun? 

Sende gurur yok, kibir yok, inat yok. 

Kandırılmaktan korkmuyorsun, çekinmiyorsun.

Hani sezon başında takımın en iyi transferi yapmıştı, şampiyonluk kesindi, fırlıyordun ama bugün takımın gerilerde kaldı. 

Maça gitmekten vazgeçtin. 

Televizyon karşısında roket gibi fırlıyorsun, senin alkışlama ve fırlama özelliğin hiç değişmiyor. 

Tam bir istikrar abidesisin.

Yeni tarafta marşını hemen öğreniyorsun. 

Bravo sana, az bir özellik değil bu. 

Borç batağındaki kulübünün zamanla başkanı yabancı olursa, yine aldırmaz alkışa ve fırlamaya devam edersin.

Canlılar aleminde zıplama konusunda rakiplerin kimler diye araştırdım. 

Onları geçmek için tanıman lazım. 

Yabani Himalaya koyunu iki uçurum arasında atlama konusunda uzman.

Antilop kendi yüksekliğinin on katına kadar zıplıyor. 

Haa beni antilop kesmez diyorsan, sana çekirgeyi tavsiye ederim. 

O beden uzunluğunun yirmi katına çıkabiliyor.

O da yetmez daha yok mu diyorsan, uzunluğunun yüz katına sıçrayabilen örümcek, yüz elli katına sıçrayabilen ağaç kurbağası var. 

Rekor ise iki yüz yirmi kat beden uzunluğuna sıçrayabilen pirede.

Biliyor musun?

 Erdoğan Dulda 2007 yılında soyunma odasındaki dolabına zarf içinde dört yüz lira koymuş ve odada bulunanları bilgilendirmişti. 

Vefat ettiğinde kimsenin hakkı üstünde kalmasın istediğinden, bu parayı yıkayana, cenazesini taşıyan sürücüye, mezar kazıcılarına ve cenazesine gelenlere çeşitli ikramlarda bulunulması için koymuştu. 

Dolabını da kilitlemezdi. 

Tedbirli ve mantıklı adamdı. 

Ama sen bunu anlamazsın. 

Sana yardımcı olmak için ufak bir hatırlatma! 

Fırlarken daha büyük dereceler elde etmek istiyorsan önceden ağırlıkları vücuttan çıkarmalısın.

Biliyorum yükü hafifletmek için şahsiyetini çıkarıyorsun ama o yetmez. 

Sana lazım olacağı için mide ve bağırsak kalmasına kalsın da, beyin gibi çok gerekli olmayan organları çıkarıp, yükü iyice hafifletmen gerekir.

Böylece pireyi de geçersin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Küfür Edenleri Savcılığa Verin

Tugay Kacar’dan Kötü Haber